44,9290$% 0.1
52,7104€% -0.18
60,7150£% -0.03
6.855,97%0,67
4.735,98%0,35
14.289,19%-0,60
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, hükümetin tarım politikalarını ve devlet kurumları arasındaki veri çelişkilerini sert bir dille eleştirdi. Gürer, özellikle zirai don ve kuraklığın gıda enflasyonu üzerindeki etkisine dair Merkez Bankası’nın çelişkili açıklamalarını gündeme getirdi.
Gürer, Merkez Bankası’nın mayıs ayında zirai donun enflasyona etkisinin yalnızca %0,4 olacağını söylediğini hatırlatarak, buna karşın ekim ayında aynı kurumun kuraklık ve donun gıda enflasyonunu ciddi biçimde artırdığını ifade ettiğini belirtti.
Gürer, Cumhurbaşkanı’nın nisan ayındaki “hububat, baklagil ve tohumlarda arz açığı yok” açıklamasına rağmen, Merkez Bankası Başkanı’nın beş ay sonra bu ürünlerdeki arzın olumsuz etkilendiğini söylemesinin öngörüsüzlüğün açık göstergesi olduğunu savundu.
CHP’li vekil, Cumhurbaşkanlığı, Merkez Bankası ve Tarım Bakanlığı tarafından paylaşılan verilerin birbiriyle çeliştiğini ve bunun sağlıklı bir planlamayı imkânsız kıldığını vurguladı. Tarım Bakanlığı’nın “arz açığı yok” demesine rağmen, TÜİK verilerine göre ithalat rakamlarının bunun aksini gösterdiğini belirtti.
Gürer, Türkiye’nin “kendi kendine yeterli” olduğu iddia edilen birçok ürünü bile ithal etmek zorunda kaldığını, bunun da ithalat lobisini zenginleştirirken yerli üreticiyi bitirdiğini söyledi.
2025 Ocak-Ağustos Dönemi İthalat Verilerinden Bazı Örnekler:
Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin 21 temel üründe arz açığı bulunduğunu ve iki yılda buğday üretiminin 22 milyon tondan 19,6 milyon tona düştüğünü belirterek, gıda arz güvenliğinin tehlikede olduğunu iddia etti.
CHP Milletvekili, veri farklarının sadece ürün miktarında değil, kuraklık değerlendirmelerinde de olduğunu söyledi. Merkez Bankası’nın kuraklıktan etkilenmeyen il olarak gösterdiği Niğde’de Ulukışla’da biçerdöverin tarlaya bile girmediğini belirten Gürer, “Masa başında hazırlanan haritalar sahadaki gerçeği yansıtmıyor,” dedi.
Zirai don ve kuraklıktan etkilenen çiftçilere yönelik TARSİM ödemelerinin de geciktiğini belirten Gürer, çiftçi mağduriyetinin giderilememesinde verilerin birbirini tutmamasının etkili olduğunu kaydetti.
Ömer Fethi Gürer, iktidarın fiyatları düşürme gerekçesiyle yaptığı ithalatın yerli üreticiyi bitirdiğini, ancak aracılar kazanırken tüketiciye pahalıya mal olduğunu ifade etti.
Gürer, asıl büyük sorunun gıda israfı olduğuna dikkat çekerek: “Türkiye’de tarladan sofraya ulaşmadan %35 ürün kaybı yaşanıyor. Her yıl 23 milyon ton gıda çöpe gidiyor, bunun parasal karşılığı 200 milyar lira. Devlet, çiftçinin gelirini baskılayarak değil, gıda kaybını önleyerek enflasyonu düşürebilir.”
Son olarak Niğde’de üreticinin patatesin küçük boylarını tarlada çürümeye terk ettiğini söyleyen Gürer, liyakat ve kamucu tarım politikası olmadan sorunların çözülemeyeceğini vurguladı.
İYİ Partili Buğra Kavuncu’dan DEM Parti’ye Şiddetli Tepki ve Hükümete Ağır Suçlamalar
1
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Libya İçin Taziye, Gazze İçin Destek Mesajı
2
Dervişoğlu: “Türkiye’yi Türksüzleştirme girişimine geçit verilmeyecek”
3
Bahçeli: Acılarımız da Geleceğimiz de Ortaktır
4
Dervişoğlu: “Amerika Yazdı, PKK Parafladı, AKP-MHP İmzaladı!” Dervişoğlu’ndan Şok İddia!
5
DEM Parti İmralı heyeti, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüştü
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.