DOLAR

44,0754$% 0.17

EURO

51,2133% 0.04

STERLİN

59,1010£% 0.28

GRAM ALTIN

7.301,06%1,68

ONS

5.152,93%1,50

BİST100

12.792,81%-2,19

İstanbul PARÇALI BULUTLU
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Eti Haber
  • Genel
  • Dijital Yorgunluk: Zihinsel, Duygusal ve Fiziksel Sağlığı Tehdit Ediyor

Dijital Yorgunluk: Zihinsel, Duygusal ve Fiziksel Sağlığı Tehdit Ediyor

Türkiye’de sosyal medya kullanımının artık hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Gül Esra Atalay, “Üstelik bu yalnızca gençlere özgü bir alışkanlık değil. Her yaş grubundan milyonlarca insan, günün ciddi bir bölümünü dijital ekranlara bakarak geçiriyor. Sosyal medya kullanıcılarının oranı nüfusun yaklaşık yüzde 70’ine yaklaşmış durumda. Günlük ortalama sosyal medya kullanım süresi 3 saate yakın, internet kullanım süresi ise 7 saatten fazla ve her iki rakam da dünya ortalamasının üzerinde.

Modern toplumun en yaygın sorunlarından biri olan “dijital yorgunluk” ve “dijital tükenmişlik”, Türkiye’de hızla yayılan bir endişe kaynağı haline geldi. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, sosyal medya ve internetin yoğun kullanımının zihinsel, duygusal ve fiziksel sağlığımıza olan olumsuz etkilerini detaylı bir şekilde değerlendirdi.


Sosyal Medya Kullanımı ve “Bilgi Yorgunluğu”

Prof. Dr. Atalay’ın verdiği bilgilere göre, Türkiye’de nüfusun yaklaşık yüzde 70’i sosyal medya kullanıcısı. Günlük ortalama sosyal medya kullanım süresi 3 saate yakın, internet kullanım süresi ise 7 saati aşıyor. Bu rakamlar, dünya ortalamasının oldukça üzerinde.

Bu yoğun kullanım, beraberinde “bilgi yorgunluğu sendromunu” getiriyor. Atalay, modern çağda maruz kalınan aşırı bilgi yükünün, zihnin işleme kapasitesini aştığını ve bu durumun bilişsel yük kuramıyla açıklanabileceğini belirtiyor. Beynimizin sürekli olarak yeni bilgilerle dolması, konsantrasyonu bozuyor, uykusuzluğa neden oluyor ve bağışıklık sistemini zayıflatabiliyor.


Psikolojik ve Fiziksel Etkiler

Dijital yorgunluk sadece zihinsel bir durum değil. Prof. Dr. Atalay, bunun duygusal bir yıpranma olduğunu da vurguluyor. “Sürekli telefondan ses geliyormuş gibi kulak kabartmak” gibi davranışların, kesintisiz uyarılma hali ve sürekli bildirimlerle dikkat dağınıklığı nedeniyle ortaya çıktığını belirtiyor. Ayrıca, bu durumun sosyal ilişkileri de olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. “Sosyotelizm” (phubbing) olarak adlandırılan, sosyal ortamlarda yanındaki kişiyi ihmal edip sürekli telefona bakma davranışının aile içi ve arkadaşlık ilişkilerini zedelediğini söylüyor. Dijital teknolojilerin yol açtığı hareketsizlik, hatalı beden duruşları ve uyku düzenindeki bozulmalar da sağlığımızı tehdit eden diğer fiziksel sonuçlar.


Algoritmalar ve “Dijital Minimalizm”

Prof. Dr. Atalay, dijital yorgunluğun sadece bireysel bir irade eksikliğinden kaynaklanmadığını, algoritmaların kullanıcıları platformda daha uzun süre tutmak üzere tasarlandığını belirtiyor. Bu algoritmalar, kullanıcıların dijital davranışlarını gözlemleyerek sürekli olarak ilgilerini çekecek içerikler sunuyor. Sonunda ise kaçınılmaz bir sosyal medya yorgunluğu ortaya çıkıyor.

Ancak, bu duruma karşı bir çözüm olarak “dijital minimalizm” akımının giderek yaygınlaştığını ifade ediyor. Bu yaklaşım, teknolojiyi bilinçli ve amaç odaklı kullanmayı savunuyor. İşte dijital minimalizme başlamak için bazı pratik adımlar:

  • Kullanmadığınız uygulamaları silin.
  • Telefonu elinize alırken “Ne yapmak için kullanacağım?” sorusunu sorun.
  • Sosyal medya bildirimlerini kapatın.
  • Ekran süresi belirleyin ve buna uyun.
  • Dijital ekran yerine kitap okuma, yürüyüş yapma gibi aktivitelere yönelin.

Prof. Dr. Atalay, bu adımların başlangıçta zor gelebileceğini ancak dijital yorgunluktan kurtulmak ve daha sağlıklı bir yaşam için bir yerden başlamanın önemli olduğunu vurguluyor.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sıradaki haber:

İstanbul Boğazı’nda milli gurur: TEKNOFEST Mavi Vatan Geçişi

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

casino siteleri

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.