DOLAR

46,1410$% 0.03

EURO

53,3578% 0.13

STERLİN

61,8554£% 0.13

GRAM ALTIN

6.246,49%-1,15

ONS

4.211,75%-1,15

BİST100

13.741,89%-0,86

İstanbul AÇIK 25°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda gündeme dair
açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin gerçek problemleri yerine yapay gündemlerle uğraşıldığını savunan Dervişoğlu, “
“Örneğin son derece ciddi bir işsizlik problemiyle karşı karşıyayız. Geniş tanımlı işsizlik yüzde
30’u aşmış durumda. İstihdam her geçen gün azalıyor ve küçülüyor. Vatandaşlar, kredi ve icra
kıskacında yaşam mücadelesi veriyor. Fabrikalar kapanıyor. Google’a girip baksanız,
Türkiye’nin her yerinden satılık ve kiralık fabrika ilanlarına rastlıyorsunuz. Türkiye bugün
üreten değil, borçla ayakta kalmaya çalışan bir ülkeye dönüştürülmüş durumda. Maaşlar eriyor.
Hayat pahalılığı da artıyor. Eskiden yatırım için kredi alınırdı ancak bugün insanlar ay sonunu
getirebilmek için borçlanıyorlar. İktidar rakamlar anlatıyor, istatistikler veriyor ama millet ise
pazarda, mutfakta, icra kapısında gerçekleri yaşıyor. İYİ Parti’nin temel yaklaşımı, üretimi,
emeği ve alın terini yeniden ayağa kaldırmaya yöneliktir.” dedi.
“Evlenmek için krediye ihtiyaç duyulan bir düzenden bahsediyoruz”
Gençlerin yaşadığı problemlere değinen Dervişoğlu, “Gençler evlenemiyor. Evlilik yaşı çok
yükseldi. Nüfus yükselme oranı her geçen gün düşüyor. Konut kira fiyatları, hayatı kilitlemiş
durumda. Kreş, okul, güvenlik ve eğitim maliyetleri aileleri eziyor. İktidar sonuçlarla değil,
sloganlarla meşgul oluyor. Bugün mesela sadece ekonomi de değil, milletin aile kurabilme
meselesi olarak karşımıza çıkıyor. Evlenmek için dahi krediye ihtiyaç duyulan bir düzenden
bahsediyoruz. Bu normal bir düzen değildir. Bunun kabullenilmesi mümkün değildir. Gençler
yuva kurmaktan, aile kurmaktan, çocuk sahibi olmaktan korkar haldedir. Gençler, iyi eğitimler
almalarına rağmen kendi geleceklerini yurt dışında aramaya başlamışlardır. İYİ Parti gençlerin
yeniden umut yeşertebildiği, ev alabildiği, çocuk yetiştirebileceğiniz bir Türkiye’nin hayalini
kuruyor” ifadelerini kullandı.
“İYİ Parti’nin hedefi kendi kendine yeten Türkiye’dir”

Tarım alanında da sorunlar yaşandığına işaret eden Dervişoğlu, “Üretim azalmış ve kırsaldaki
hayat yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Çiftçi üretimden çekiliyor. Gübre ve maliyet artışları
üretimi vuruyor. Köyler boşalıyor. Girdi maliyetleri çok yüksek. Tarım arazileri de madenciliğe
açılıyor. Türkiye, gıdada ise dışarıya bağımlı olma tehlikesiyle karşı karşıya. Tarlayı boş bırakan,
aslına bakarsanız çiftçi değil yanlış ekonomi yönetimidir. Köylünün toprağına sahip çıkamayan
devlet elbette ki gıda güvenliğini de koruyamayacak hale gelir. Türkiye’nin yeniden kalkınması

büyük şehirlerdeki ranttan değil Anadolu’daki üretimden geçer. İYİ Parti’nin hedefi ithalata
mahkûm değil, kendi kendine yeten Türkiye’dir.
“Alın terinden değil ranttan ve haksız kazançtan vergi alın”
Vergi adaletsizliği yüzünden emekçilerin ezildiğini dile getiren Dervişoğlu, “Vergi yükü, çalışan
ve ücretlinin sırtına bindirilmiş durumda. Türkiye’de tahsil edilen verginin de 3’te 2’si dolaylı
vergilerden oluşuyor. Maaş zamları da vergi dilimlerinde eriyor. Bordrolu çalışanlar bu vesileyle
de cezalandırılmış oluyorlar. Bu mevcut sistemde hem işçi hem de işveren memnun değil. Maaş
artıyor gibi görünüyor ama vatandaşın cebine girmeden vergi dilimlerindeki yanlış uygulamalar
yüzünden vergiyle geri alınıyor. Vergi sistemi dolayısıyla adalet üretmiyor, çalışanı
cezalandırıyor. Alın terinden değil, ranttan ve haksız kazançtan vergi alınması gerekliliğine
inanıyoruz. İYİ Parti emeğin korunduğu, ücretlinin ezilmediği adil bir vergi sisteminin inşa
edilmesinden yana politikalar geliştirmeye çalışıyor” şeklinde konuştu.
“Devlet şahısların değil, milletin devleti olmalıdır”
Türkiye’de her alanda olduğu gibi rejimde de son derece ciddi krizler yaşandığını belirten
Dervişoğlu, “Hemen her vatandaş hukuk ve demokrasi krizinden bahsediyor. Yeni anayasa
tartışmaları yetkiyi daha da merkezileştirme amacı taşıyor. Muhalefet üzerinde son derece ciddi
bir baskı ve şantaj mekanizması devreye sokulmaya çalışılıyor. Yargı siyasetin aracı haline
getiriliyor. Demokrasi rekabet sistemi değil bir kontrol sistemi haline dönüştürülmek isteniyor.
Türkiye’nin sorunu anayasa eksikliği değil adalet eksikliğidir. Devlet şahısların değil, milletin
devleti olmalıdır. Rakibini yargıyla, entrikayla, şantajla, kasetle, tehditle susturmaya çalışan
anlayış demokrasi değil korku düzenidir. Çok çeşitli emarelerine rastlıyoruz. Bazı duyumlar da
alıyoruz. Bütün bu olumsuzluklar aslında siyasetin de itibarına halel getirecek mahiyet arz
ediyor. İYİ Parti olarak siyasetin de namusunu savunmak, koruyup, kollamak gibi ciddi bir
sorumlulukla karşı karşıya bulunduğumuzun kamuoyuyla paylaşımını gerçekleştiriyoruz. Büyük
sorunlarla karşıyız ama bu sorunların çözümünün, çaresinin siyasetin içinde aranması gerekir.
Her geçen gün tek adamlığa evrildiğinin delillerini ortaya koyan bu rejim, vatandaşın siyasete
olan güvenini zaafa uğratıyor. Dediğim gibi, devlet şahısların devleti değil, milletin devleti
olmalıdır. Millet iradesi sandıkta belirlenmelidir. Millet iradesini, sarayda belirlenen bir iradeye
dönüştürürseniz; o zaman o ülkede demokrasi de tartışma konusu olur. Bazı devletlerin
büyükelçiliklerinin; Türkiye’ye sistem önermesi, demokrasi dışı sistemlere meyletmesinin
gerekliliğine vurgu yapması da bundan kaynaklanıyor. İYİ Parti olarak biz güçlü liderliğin değil,
güçlü hukuk sistemi isteyenlerin partisi olmaya devam edeceğiz” dedi.
“Milletin kaynağını, millete harcayan bir devlet mekanizması gerekiyor”
Dervişoğlu, “Yolsuzluk, israf ve yandaşlara peşkeş düzeni de devam ediyor. Kamu kaynaklarının
yandaşlara ve belli çevrelere peşkeş çekildi eleştirisi var. Vatandaşlar tarafından yandaş
müteahhit düzeni ve israf vurgulanıyor. Üreten değil ayrıcalıklı olanın kazandığı düzen vatandaş
tarafından telin ediliyor. Millet kemer sıkarken, bir avuç ayrıcalıklı kesim zenginleştiriyor.
Düzen de üreticiye değil, yandaşı koruyan bir düzene dönüşüyor. Sarayda israf büyürken
vatandaş evine ekmek götürmenin hesabını yapıyor. İYİ Parti olarak milletin kaynağını millete
harcayan bir devlet mekanizmasının inşa edilmesi gerekliliğine inanıyoruz. Türkiye’nin
ihtiyacının ayrıcalık değil, adalet olduğunu bir kere daha vurguluyoruz” ifadesini kullandı.

“Türk milletinin geleceği bir terör örgütünün başının taleplerine göre şekillendirilemez”
Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen sürece değinen Dervişoğlu, “Abdullah Öcalan denen caninin,
hem siyasi hem de statüye dayalı bir rol arayışı içinde olmasına vatandaşlarımız tepki gösteriyor.
Ben de vatandaşın tepkisini hem TBMM’de hem de yaptığım il ziyaretlerinde ifade etmeye çaba
sarf ediyorum. Bütün bunları söylerken de milliyetçi reflekslerle değil, Türkiye için yapılması
gereken ya da Türkiye için atılması gereken doğru adımlara işaret ederek, bütün bunları
gerçekleştirmeye çalışıyorum. Cumhuriyet ve milli birlik hassasiyetinin korunmasının
gerekliliğine de sıklıkla işaret ediyorum. Türk milletinin geleceği, terör örgütünün ya da o terör
örgütünün başının taleplerine göre şekillendirilemez. Devlet teröristle müzakere eden değil,
milletin hukukunu koruyan bir mekanizmadır, bir organizmadır. Cumhuriyetin eşit vatandaşlık
anlayışının dışında da herhangi bir vesayetin kabul edilebilmesi mümkün değildir. Burada
mesele siyaset değil, Türkiye’nin egemenlik meselesidir” şeklinde konuştu.
“Yasal çerçeve arayışı aslında itiraf niteliğinde”
“Ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsü birine statü verme gayreti içerisinde olan bir devlet
anlayışı olamaz” diyen Dervişoğlu, “İktidar kanadından bunun yasal bir çerçeveye ihtiyaç
duyduğunu da söylüyorlar. Eğer yasal bir çerçeve aranıyorsa, bugün yapılan bütün iş ve işlemler
biliniz ki yasa dışıdır. Komisyonun kuruluşu, komisyon raporunun altına siyasi partilerin attığı
imzalar -ki en başından bu yana ‘Bunu yapmayın. Bu gidişatı meşrulaştırmayın’ diye onları
eleştirdim. Şimdi yasal düzenleme arzuladıklarını söylüyorlar. Bu arayış aslına bakarsanız bir
itiraf niteliğindedir. Yapılan bütün eylemlerin ve dile getirilen söylemlerin yasal dayanağı yok.
Şimdi de onlara yasal dayanak aranıyor. Demek ki Türkiye, illegal bir sürecin içine sokulmuş.
Şimdi de bir çıkış yolu aranıyor sonucu çıkar bu ifadelerden. İYİ Parti olarak buna sonuna kadar
direneceğiz. Ben size krizleri tarif etti. Eğer bir sorunun çözümü için bir şeyler öneriliyorsa,
yarın ekonomi sorununu çözmek için de aynı adamın kapısına gidilme durumu söz konusu
olabilir. Aile krizini çözmek için de aynı kapıya gidilme tehlikesi olur. Üretim krizini çözmek
için de aynı durum söz konusu olur. Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki olumsuzlukların ortadan
kaldırılması içinde aynı hukuk dışı yöntemlere başvurma riski doğar. Dolayısıyla bu atılan
adımın hiç kimse devlet aklıyla atılmış bir adım olduğu iddiasında bulunamaz.” diye ekledi.
Erken seçim ve mutlak butlan
Dervişoğlu, açıklamalarının ardından gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı.
Erken seçim tartışmaları sorulan Dervişoğlu, “Türkiye’nin bir seçime ihtiyacı var mı diye bana
sorarsanız; seçime ihtiyacı var derim. Ama TBMM’de seçim kararının alınabilmesi için nitelikli
çoğunluğa ihtiyaç var. O da 360 milletvekiline tekabül ediyor. Biz parlamentoda 30 milletvekili
olan bir siyasi partiyiz. CHP’yle birleşmemiz bile Türkiye’de erken seçim yapılmasını mümkün
kılmıyor. En başından itibaren söyledim; muhalefet yapabileceği şeyleri talep etmeli. Aksi
takdirde, vatandaşa sürekli yapamayacağınız şeyleri söylerseniz, muhalefete olan güven
zedelenir. Bunun telafisi de son derece zor olur” yanıtını verdi.
CHP’ye yönelik mutlak butlan davasına değinen Dervişoğlu, “Kamuoyunda butlan kararının
yazıldığı konuşuluyor. Yazılan kararın kamuoyuyla paylaşılabilmesi için talimat beklendiği
söyleniyor diyor. Bir mahkeme kararının Yaşama geçirilmesi için şayet bir siyasi karar
bekleniyorsa o ülkede adalet bitmiştir demektir. İYİ Parti olarak yaşanan bütün bu süreçleri

doğru okuyarak milletin lehine ve menfaatine bir yol haritası çizmeye ve uygulamaya gayret sarf
ediyoruz. Bütün bunları da sükunet ile ve milletin anlayabileceği bir dilden ifade etmeye
çalışıyoruz” diye ekledi.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sıradaki haber:

Genç’ten iktidara ‘denetim’ eleştirisi: Hazineyi istediğiniz gibi yönetmek için denetçiyi zayıflatıyorsunuz”

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

casino siteleri

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.