DOLAR

44,8667$% 0.25

EURO

52,9554% 0.16

STERLİN

60,7667£% 0.13

GRAM ALTIN

6.913,62%0,32

ONS

4.795,26%0,13

BİST100

14.267,63%0,47

İstanbul PARÇALI BULUTLU 11°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Eti Haber
  • Politika
  • TBMM’de “Tarafsızlık İhlali”: Kurtulmuş’un Atalay Kararı Tutumu Tartışma Yarattı!

TBMM’de “Tarafsızlık İhlali”: Kurtulmuş’un Atalay Kararı Tutumu Tartışma Yarattı!

TBMM’de “Tarafsızlık İhlali”: Kurtulmuş’un Atalay Kararı Tutumu Tartışma Yarattı, Cumhuriyetin büyük mirasının,
millet iradesinin en yüksek makamı olan TBMM’nin 105 yıllık saygınlığı bugün bir kez
daha büyük yara almış, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” şiarının Meclis Genel
Kurulu’nda duvarda bir dekor olarak kullanıldığı itiraf edilmiştir.
Anayasa yalnızca iktidarın menziline göre hatırlanan bir metin,
Yargı bağımsızlığı siyasal keyfiyetin aparatı,
Yasama organı yürütmenin dolaylı memuru sayılmıştır.
Anayasa Hükümleri, Meclis’in kararları, Anayasa Mahkemesi’nin içtihatları ve milletin
doğrudan iradesi yok sayılmıştır, Anayasa açıkça, bilerek ve isteyerek bir kez daha ihlal
edilmiştir.
Unutulmamalıdır ki;
Hatay halkı, kendi temsilcisi olarak Sayın Şerafettin Can Atalay’ı seçmiştir.
Anayasa Mahkemesi de bu iradeye saygı duyulması gerektiğini açık ve bağlayıcı
kararıyla ifade etmiştir.
TBMM Başkanvekili olarak da benim TBMM Genel Kurulundaki tutumum da
meşruiyetini milletten alan yasama organının hukuk içinde kalma yükümlülüğünün
ifadesidir.
Ancak tüm bunlara karşılık;
AYM kararının uygulanmaması,
yürütmenin siyasal tercihine teslim edilen bir yargı düzeni,
Anayasa’nın, İçtüzüğün ve Meclis’in yetkilerini görmezden gelen tutumlar,
ve TBMM Başkanvekiline uygulanan kurumsal ambargo ibret vericidir.
Sayın Numan Kurtulmuş’un, Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay kararını Meclis’te
Başkanvekili olarak okutmam nedeniyle oturum yönettirmeme tutumu açıkça tarafsızlık
ihlalidir. Sayın Kurtulmuş’un bireysel bir tasarrufu değildir;
doğrudan doğruya muhalefete uygulanan sistematik bir temsiliyet ambargosu,
Sayın Kurtulmuş’un da bu ambargoya teslimiyet beyanıdır.
Bu tutum; TBMM’yi yürütmenin sadakat memurluğuna indirgeyen iktidar anlayışının
yasama erkini partizan bir vitrinin ötesine taşımak istemediğini göstermektedir.
Hedef alınan ben değil, anayasanın bağlayıcılığı, hukukun üstünlüğü ve milli iradenin
temsili kudretidir.
Esasen; Anayasanın “Başkanlık Divanı” başlıklı 94’ncü maddesi ile “İçtüzük, siyasî parti
grupları ve kolluk işleri” başlıklı 95’nci maddesi, TBMM siyasi yönetim yapısını
belirlemiştir.

95’nci maddenin “İçtüzük hükümleri, siyasî parti gruplarının, Meclisin bütün faaliyetlerine
üye sayısı oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir.” şeklindeki hüküm;
Parlamentoda temsil edilen bütün siyasi partilerin, TBMM’deki üye sayısı oranına (güç
oranında temsil ilkesi) göre yasama sürecine ve TBMM yönetime katılacaklarını açık bir
şekilde belirtmiştir.
Bu hükümler TBMM’nin, bütün siyasal parti grupları tarafından “birlikte” yönetimini
güvence altına almak için düzenlenmiştir.
Yine; TBMM Başkanının, Anayasanın 95’nci maddesindeki “güç oranında temsil ilkesi”
ve bugüne kadarki uygulamalar dikkate alındığında, İçtüzüğün 15’nci maddesindeki
yetkisini; Genel Kurulu, sadece kendi belirlediği Başkanvekilleri tarafından
yönetilmesine karar verme şeklinde kullanamayacağı da açıktır.
Bu tutum açıkça Anayasaya meydan okumaktır.
Bu yüzden; Sayın Numan Kurtulmuş’un Sayın Celal Adan ve Bekir Bozdağ tercihindeki
ısrarı, millet iradesini değil, yürütmenin siyasal mühendisliğini esas alan bir tutumdur ve
bu da Meclis’te, hukukun gereğini yapanlar değil, iktidarın konforunu koruyanlar makbul
sayılıyor demektir. İktidarın konforunu korumayı tercih eden Sayın TBMM Başkanı
tarafsızlığını ihlal etmiştir.
TBMM çatısı altında anayasanın açık hükümlerini yok sayan, temsil hakkını siyasal
sadakat filtresinden geçiren bir rejim inşasının açıkça itirafıdır.
Eğer bir Meclis Başkanvekili, Anayasa Mahkemesi’nin kesin ve bağlayıcı kararını
okuttuğu için fiilen görevden uzak tutuluyorsa, bu yalnızca bana yönelik bir dışlama
değil, anayasal düzenin tasfiyesidir.
Bu keyfi uygulama, Anayasanın, hukukun ve demokrasinin gaspıdır.
Anayasal hukuk düzeninin yok sayılıp, keyfiyete dayalı “otoriter vesayet” rejiminin fiili
ilanıdır.
Bir başkanvekilinin anayasal görevini yerine getirmesi bir “suç” olarak görülüyorsa,
ortada artık Meclis iradesi değil, Saray vesayeti vardır. Sayın Kurtulmuş Saray
vesayetinin temsilcisi olduğunu ilan etmiştir.
Ve bilinmelidir ki; kürsünün susturulması, milletin sesini kısmaktır.
Temsil hakkının kısıtlanması, milletin iradesinin gaspıdır.

Şunu yüksek sesle ifade etmek isterim:
Bu Meclis, iktidarların değil milletin evidir.
Hiçbir siyasal iktidar, milletin teslim ettiği egemenlik hakkını gasbedemez.
Hiçbir kimse, anayasanın üzerine çıkamaz.

Hiçbir Meclis Başkanı da milletin seçtiği bir vekilin iradesini, Anayasa hükmüne sadık bir
Başkanvekilini yok sayarak TBMM’nin saygınlığına gölge düşüremez.
Bu kürsü, talimatla değil anayasa ile konuşur.
Bu çatı, iktidarın üstünlüğüne değil hukukun üstünlüğüne dayanır.
Unutulmamalıdır ki;
Egemenlik, milletindir.
Bu söz, tüm devlet aygıtının meşruiyet sınırını çizen anayasal bir ilkedir.
Milletin seçtiğini susturmak, milli iradeye karşı işlenmiş bir darbe girişimidir
Bu darbe girişimi ana muhalefetin başkanlık divanındaki Anayasal güvence altındaki
güç oranında temsiliyet hakkına yöneliktir.
Bu tutum Anayasa Mahkemesi’ne, Anayasaya sadakat yeminine (bağlı kalanlara) ve
Anayasaya yönelik açıkça meydan okumaktır.
Ama biz susmayacağız; çünkü biz susarsak Meclis, sadece duvarlardan ibaret kalır.

Gülizar BİÇER KARACA
TBMM Başkanvekili
CHP Denizli Milletvekili

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sıradaki haber:

Dervişoğlu’ndan Sert Terör Çıkışı: Türkiye’nin Geleceği Karartılıyor!”

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

casino siteleri

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.