47,9494$%0,06
56,0923€%0,23
65,4446£%0,40
6.971,81%0,04
4.517,93%-0,11
%
Vücudumuz, milyarlarca yıllık evrimle şekillenmiş hassas bir biyolojik saate sahip. Bu saat yalnızca uyku ve uyanıklığı değil; açlık, tokluk, kan şekeri, tansiyon, bağışıklık sistemi ve hatta ruh halimizi bile belirli saatlere göre düzenliyor. Beyindeki “süprakiyazmatik çekirdek” adı verilen küçük bir bölgenin bu saatin merkezi olarak görev yaptığını belirten Prof. Dr. Murat Baş, “Ancak karaciğer, bağırsak, pankreas ve yağ dokusu gibi organların her birinin de kendi iç ritmi vardır. Tüm bu saatler birbiriyle ve dış dünyayla uyum içinde çalıştığında beden sağlıklı işler. Peki ya bu uyum bozulursa? Uçakla uzun mesafe kat etmenin yarattığı şaşkınlık hepimize tanıdıktır; beden sabah olduğunu söylerken çevre gece ya da tam tersini anlatır. Araştırmacılar benzer bir bozukluğun, uçağa binmeden de sürekli yaşanabildiğini gösteriyor. Gece vardiyasında çalışmak, geç saatlere kadar ekrana bakmak, öğün atlayıp gece yemek yemek veya her gün farklı saatlerde uyumak gibi etkenler biyolojik saatimizi aynı şekilde alt üst ediyor. Bu duruma bilim insanları “metabolik jet lag” adını veriyor” diyor.
Sadece Yorgunluk Değil: Uzun Vadeli Sağlık Riskleri
Araştırmalar, “metabolik jet lag”ın basit bir yorgunluktan çok daha derin izler bıraktığını ortaya koyuyor. Vücudun ritmi bozulduğunda kan şekerini düzenleyen mekanizmaların da sekteye uğradığını ifade eden Prof. Dr. Murat Baş, “İnsülin hassasiyeti azalıyor, pankreas gereğinden fazla çalışmak zorunda kalıyor ve zamanla tip 2 diyabet riski belirgin biçimde yükseliyor. Gece vardiyasında çalışan bireylerde bu risk özellikle yüksek saptanmış” ifadelerini kullanıyor.
Kalp Krizi, Felç, Ritim Bozukluğu…
Kalp sağlığı açısından da tablonun endişe verdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, “Sağlıklı bir bireyde tansiyon geceleri düşer, sabah ise kontrollü biçimde yükselir. Biyolojik saat bozukluğu bu koruyucu ritmi ortadan kaldırıyor; kalp krizi, felç ve ritim bozukluğu risklerini artırıyor. Araştırmalar ayrıca kronik ritim bozukluğunun karaciğerde yağ birikimine, kötü kolesterol (LDL) düzeyinin yükselmesine ve bağışıklık sisteminin kronik düşük dereceli bir iltihap içinde kalmasına yol açtığını gösteriyor. Uzun dönemde bu tablo metabolik sendrom olarak bilinen obezite, yüksek tansiyon, yüksek şeker ve bozuk kolesterol birlikteliğine dönüşebilir” diyor.
Mikrobiyotanın Da Bir Saati Var!
Kronik ritim bozukluğunun dikkat, hafıza ve zihinsel esnekliği olumsuz etkilemesinin yanı sıra depresyon ve kaygı bozukluğu riskini de artırdığını vurgulayan Prof. Dr. Murat Baş ayrıca bağırsak mikrobiyotasının da günlük bir ritme sahip olduğunu ve bu ritmin bozulmasının sindirim sorunlarına, bağırsak geçirgenliğinin artmasına ve sistemik iltihaplanmaya kapı araladığına dikkat çekiyor.
Bu 3’ünün Zamanlamasına Dikkat!
Biyolojik saatin yeniden düzenlenebileceğini belirten Prof. Dr. Murat Baş, “Üstelik bunun için ilaç gerekmiyor; esas mesele, günlük alışkanlıkları biyolojik ritimle uyumlu hale getirmek” diyerek 3 basit ama önemli maddeyi sıralıyor;

Bilimin artık sadece ne yediğimizin değil, ne zaman yediğimizin, uyuduğumuzun ve hareket ettiğimizin de bir o kadar önemli olduğunu söylediğini ifade eden Prof. Dr. Murat Baş, “Araştırmacılar, vücut saatiyle uyumlu yaşamanın metabolik hastalıkları önlemede en güçlü ve en erişilebilir araçlardan biri olduğu sonucuna varıyor” ifadelerini kullanıyor.
Resmî Gazete’de 16 Haziran 2026 Tarihinde Yayımlanan Kararlar.
1
Gece Gündüz Çalıştık, Erdoğan’dan Afet Konutları İçin Kararlılık Vurgusu
2
“Egsoz” mü, “Egzoz” mu? – TDK’ya Göre Doğru Yazım Rehberi
3
DEM Parti İmralı heyeti, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüştü
4
Ekrem İmamoğlu’ndan Silivri’de Tarihi Savunma: “Benim Tek Tehditim Sandıktır”
5
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Ailelere Çağrı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.