42,5449$% 0.06
49,6574€% 0.01
56,8184£% 0
5.764,22%0,21
4.219,60%0,24
10.918,51%-1,07
2024 yılında 1,1 trilyon dolara ulaşan küresel reklam harcamalarının yüzde 72,7’si dijital mecralara yöneldi. Bu pastanın yüzde 60’ından fazlası ise Google, Meta ve Amazon gibi teknoloji devleri tarafından kazanıldı. Bu durum, piyasada fırsat eşitsizliğini gündeme getirirken, benzer bir tablo Türkiye’de de gözlemleniyor.
Reklamcılar Derneği’nin raporuna göre, Türkiye’de 2024’te toplam medya ve reklam yatırımları 253,6 milyar TL’ye ulaştı ve bunun yüzde 74,2’si dijital mecralara harcandı. Bu bütçelerin büyük bir kısmının yine güçlü ve yüksek cirolu markalara ait olduğu belirtiliyor. Peki, bu ortamda KOBİ’ler ve yerel işletmeler rekabetin gerisinde kalmaktan nasıl kurtulacak?
Türkiye’de reklam pastasındaki büyümenin ana kaynağı ulusal ve çok uluslu markalar. KOBİ’ler ve yerel işletmeler, yüksek prodüksiyon maliyetleri, sınırlı bütçeler ve geleneksel mecralara erişim zorlukları nedeniyle görünürlüklerini artırmakta zorlanıyor. Bu sorunlara çözüm getirmek amacıyla, Union İstanbul gibi franchise modeliyle çalışan reklam ajansları öne çıkıyor. Ajansın Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erkmen, hedeflerinin yerel markaları sadece dijitalde değil, aynı zamanda açıkhava ve geleneksel mecralarda da görünür kılmak olduğunu belirtiyor.

2024 yılında Türkiye’deki dijital reklam yatırımlarının yüzde 47,08’i sosyal medyaya yapıldı. Uzmanlara göre bu tablo, daha önce ulusal kampanyalara erişimi olmayan küçük işletmeler için büyük bir fırsat sunuyor. Ancak, yalnızca satış odaklı kampanyalara yatırım yapmak yeterli değil. “Multiplier Effect” raporu, marka ve performans reklamlarını dengeli kullanan işletmelerin yatırım getirisini artırdığını ortaya koyuyor. İdeal bütçe dağılımında ise yüzde 40-60’lık bir kısmın marka bilinirliğine ayrılması öneriliyor.
Mehmet Erkmen, bu eşitsizliği kırarak yerel markaların kurumsal standartlarda iletişim yapabilmesini sağlamayı amaçladıklarını vurguladı. Ona göre, reklamda başarının sadece dijitalle ölçülmemesi gerekiyor; açıkhava ve geleneksel kanallar, marka bilinirliğini hızla artırmak için yerel markalar için kritik bir fırsat sunuyor.
ABD Küçük İşletmeler İdaresi, küçük işletmelere yıllık gelirlerinin yüzde 7-8’ini pazarlamaya ayırmalarını tavsiye ediyor. Mehmet Erkmen, reklamın, özellikle kriz dönemlerinde ertelenecek bir gider değil, işin devamlılığı için zorunlu bir yatırım olduğunu savunuyor. Reklamı durdurmanın, müşteriye “artık yokum” demek anlamına geldiğini belirten Erkmen, düzenli ve planlı reklam yapan işletmelerin krizleri daha kolay atlattığını ve uzun vadede pazar paylarını büyüttüğünü söyledi.
30 Ağustos Zaferi’nin Gizli Kahramanları: Taarruz Öncesi Şuhut-Kocatepe Yürüyüşü
1
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Ailelere Çağrı
2
CHP Lideri Özgür Özel’e Saldırı
3
Kanal İstanbul Projesi Hakkında Bakan Abdulkadir Uraloğlu’ndan Açıklama
4
Ekrem İmamoğlu’ndan Silivri’de Tarihi Savunma: “Benim Tek Tehditim Sandıktır”
5
Türk Edebiyatının Usta İsmi Pınar Kür Hayatını Kaybetti (Pınar Kür Kimdir)
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.