DOLAR

45,5464$% 0.25

EURO

53,0542% -0.2

STERLİN

60,9101£% -0.24

GRAM ALTIN

6.669,39%-1,82

ONS

4.529,14%-2,60

BİST100

14.341,99%-2,07

İstanbul AZ BULUTLU 16°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Kontrolsüz Harcama Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor!

Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, günümüzde mutluluğun yanlış bir şekilde para ve tüketimle ilişkilendirildiğini belirtiyor. Reklamların insan zaaflarını hedef alarak kontrolsüz tüketime yönelttiğini, oysa lüks tüketimin uzun vadede mutluluk getirmediğini vurguluyor. Demir, ihtiyaç odaklı tüketim yerine sosyal statü için yapılan harcamaların ekonomik ve ruhsal sorunlara, hatta bağımlılıklara yol açabileceği konusunda uyarıyor.

Kontrolsüz Harcama Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor!, İnsanların acıdan kaçmak ve mutluluğu bulmak üzere programlandığını belirten uzmanlar, günümüzde mutluluğun sıklıkla para sahibi olmak ve tüketmekle eşleştirildiğini ifade ediyor. Ancak Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, para ve lüks tüketimin uzun vadede insanları mutlu etmeyeceğini vurguluyor. Demir, tüketim alışkanlıklarımızı psikolojik, sosyal, kişisel ve ekonomik faktörlerin belirlediğini ve reklamların insan zaaflarını kullanarak tüketimi artırmayı hedeflediğini belirtiyor.


Tüketimin Mutlulukla Yanlış Eşleşmesi

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, mutluluğun ekonomik sistemler tarafından para sahibi olmak ve tüketmekle ilişkilendirildiğini söylüyor. Reklamların da mutluluğu pazarlayan bir dil kullanarak ürün alındığında mutlu olunacağı algısını yarattığını dile getiren Demir, son dönemdeki çalışmaların belirli bir miktardan fazla paranın da mutluluk getirmediğini gösterdiğini vurguluyor. Bu durumun, para ve tüketimin insanları uzun vadede mutlu etmediği sonucuna götürdüğünü belirtiyor.


İnsan Zaafları ve Tüketim Alışkanlıkları

Demir’e göre, tüketim alışkanlıklarımızda kişilik yapımızın da önemli bir rolü var. Duygularını dengeleyebilen kişilerin daha rasyonel kararlar alırken, duygusal dengeyi sağlayamayanların dürtüsel alışverişe daha yatkın olduğunu ifade ediyor. Psikolojik faktörler arasında ihtiyaç hissi veya sadece haz için tüketmenin yer aldığını, sosyal çevrenin de tüketim alışkanlıklarını etkilediğini ekliyor.

Markaların ve reklamların, lüks tüketimin mutluluk getirdiği algısını yaratmak için sevgi, saygı, prestij gibi unsurları ön plana çıkardığını belirten Demir, “Reklamlar ise bireylerin algılarını yöneterek, insanlarda reklamlardaki hayata ulaşmak ve o hayatı yaşamak isteği uyandırıyor. İnsanları zaaflarından etkileme amacı ön planda” diyor. Markaların, bir ürünün kişiyi özel, başarılı, mutlu kılacağı algısını yaratarak, kişinin kendi hayatında bulamayacağı şeyleri satın alabileceği mesajını verdiğini dile getiriyor.


İhtiyaç Odaklı Tüketim ve Ruhsal Riskler

Merve Umay Candaş Demir, sosyal ve kültürel özelliklerin de tüketim alışkanlıklarının kişinin ekonomik statüsünü yansıttığına dikkat çekiyor. İnsanların belirli markalara sahip ürünlerle kendilerini zengin hissettiğini veya gösterişçi tüketimle statü elde ettiğini düşündüğünü, buradaki motivasyonun genellikle kendini diğerlerine kabul ettirme ve beğendirme isteği olduğunu belirtiyor. Ancak önemli olanın sosyal prestij değil, kişinin yaşamsal ihtiyaçları olduğunu vurgulayarak, tüketim alışkanlıklarının ihtiyaçlar doğrultusunda değiştirilmesi gerektiğini ve satın alınacak şeyin sosyal statü mü yoksa gerçek bir ihtiyaç mı olduğunu rasyonel açıdan değerlendirmeyi öneriyor. Kontrolsüz Harcama Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor!

Demir, çalışmaların lüks tüketim yerine küçük şeyler almanın daha fazla mutluluk getirdiği sonucuna ulaştığını belirtiyor. Ayrıca, alışveriş anında (vitrin gezerken veya tatil planlarken) dopamin seviyesinde artış yaşandığını, ancak uzun vadede kontrolsüz tüketimin kişiyi ekonomik zorluklara ve çeşitli ruhsal bozukluklara sürükleyebileceği konusunda uyarıyor. Alışverişin beyindeki dopamin salınımını artırarak bağımlılıkları tetikleyebileceği riskine dikkat çekerek sözlerini tamamlıyor.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sıradaki haber:

Genç Kalmanın Sırrı: Hücre yaşlanmasını yavaşlatan 10 besin

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

casino siteleri

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.