DOLAR

43,1939$% -0.01

EURO

50,4999% 0.25

STERLİN

58,1655£% 0.18

GRAM ALTIN

6.407,62%-0,35

ONS

4.609,57%-0,49

BİST100

12.369,89%-0,13

İstanbul AZ BULUTLU
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Eti Haber
  • Politika
  • DEVA’dan Enerji ve Maden Düzenlemesine Eleştiri: “Dağları Dahi Tehdit Ediyorsunuz!”

DEVA’dan Enerji ve Maden Düzenlemesine Eleştiri: “Dağları Dahi Tehdit Ediyorsunuz!”

DEVA Partisi Milletvekili İdris Şahin, enerji ve maden düzenlemesinin anayasaya aykırı olduğunu, çevre hakkını, mülkiyet güvencesini ve demokratik denetimi zayıflattığını belirterek, "Dağları dahi tehdit ediyorsunuz"

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili İdris Şahin, TBMM’de görüşülen yeni enerji ve maden düzenlemesine yönelik çarpıcı açıklamalarda bulundu. DEVA’dan Enerji ve Maden Düzenlemesine Eleştiri: “Dağları Dahi Tehdit Ediyorsunuz!” Yeni Yol grubu adına konuşan Şahin, düzenlemenin beş kritik maddesinin anayasa ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğunu vurgulayarak, iktidara “Dağları dahi tehdit ediyorsunuz” sözleriyle sert tepki gösterdi.

“Çevre, Mülkiyet ve Demokratik Denetim Etkisizleştiriliyor”

Şahin, Meclis’e sunulan 215 sıra sayılı kanun teklifinin, kamuoyuna “enerji arz güvenliği ve yatırımları kolaylaştırma” hedefiyle tanıtılsa da, içeriğinin hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını, çevre hakkını zayıflattığını, mülkiyet güvencelerini hiçe saydığını ve demokratik denetimi etkisizleştirdiğini belirtti. Teklifin özünde, yatırım süreçlerini hızlandırma bahanesiyle temel anayasal ilkeleri devre dışı bırakma eğilimi olduğunu ifade eden Şahin, enerji yatırımları ile çevre güvenliğinin, kalkınma ile hukuk düzeninin birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olması gerektiğini vurguladı. Özellikle 1, 2, 4, 11 ve 12. maddelere dikkat çekerek, bu maddelerin teklifin gerçek amacını açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.

ÇED Süreci Ortadan Kalkıyor mu? “Tehlikeli Bir Kapı Aralanıyor”

Maddelerin detaylarına inen Şahin, 1. maddeyle ilgili önemli uyarılarda bulundu. Bu düzenlemeyle “ÇED Gerekli Değildir” kararının artık verilmeyeceği söylense de, asıl tehlikenin çevresel etki değerlendirme süreci tamamlanmadan enerji ve maden projelerine ruhsat, teşvik, izin ve onay verilebilecek olması olduğunu belirtti. Yani yatırımcıların önce ruhsat alıp faaliyete başlayacağını, ÇED sürecinin ise sonradan işleyeceğini ifade eden Şahin, ÇED sürecinin bir ön koşul olması gerektiğini, aksi takdirde bu sürecin anlamsız kalacağını ve çevre hakkının özüne aykırı olduğunu savundu.

“Kirleten Öder İlkesi Bitecek, Çevresel Tahribat Sabit Ücretle Geçiştirilecek”

  1. maddeye ilişkin olarak Şahin, çevreyle uyum teminatı sisteminin değiştirildiğini ve maden işletmelerinden alınan güvencenin kaldırılarak yerine rehabilitasyon bedeli getirildiğini söyledi. Yeni sistemde ödenecek bedelin, madenin çevreye verdiği zarara göre değil, yalnızca madenin türü ve alanına göre belirlenecek olmasının “Kirleten öder” ilkesini ortadan kaldıracağını ve çevresel tahribatın boyutu ne olursa olsun sabit bir ücretle geçiştirileceğini belirtti. Bu durumun, yatırımcıyı sorumsuzluğa teşvik edeceğini dile getirdi. Aynı maddede, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında kurulacak yeni bir yapının, ruhsatlandırmadan ihtilaf çözümüne kadar geniş yetkilerle donatılacağını ancak yerel yönetimler, meslek odaları, bilim çevreleri ve çevre örgütlerinin bu kurulda yer almayacağını vurgulayan Şahin, bunun demokratik katılımdan koparılan bir karar alma süreci olduğunu ve yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesini ihlal ettiğini ifade etti.

Mülkiyet Hakkına Müdahale ve Acele Kamulaştırma Endişesi

Şahin, 4. maddenin mülkiyet hakkına doğrudan müdahale niteliği taşıdığını söyledi. Bu maddeye göre, stratejik veya kritik maden bulunduğu gerekçesiyle herhangi bir taşınmazın Cumhurbaşkanlığı kararıyla acele kamulaştırılabileceğini ancak neyin stratejik veya kritik olduğuna ilişkin tanımın kanunla değil, yönetmelikle belirleneceğini belirtti. Yürütme organının dilediği madeni bu kategoriye sokabileceğini ve vatandaşın mülkiyet hakkının kolayca elinden alınabileceğini dile getiren Şahin, bu durumun meraları, tarlaları ve evleri tehdit ettiğini, kırsalda yaşayan yurttaşlar açısından ciddi bir tehlike oluşturduğunu ve yargı denetimi tamamlanmadan uygulamaların hayata geçirilebileceğini ifade etti.

Kurumların Değerlendirme Esnekliği ve Yargı Denetiminin Ortadan Kalkması

  1. maddede ise kamu kurumlarının değerlendirme esnekliğini ortadan kaldıran bir düzenleme olduğunu belirten Şahin, izin süreci başlamış projelerde kurumların artık görüş değiştiremeyeceğini, yeni bir bilgi veya koşullar ortaya çıksa dahi görüşü revize edemeyeceğini dile getirdi. Bu durumun kamu yönetimini donuklaştırdığını ve vicdani ile bilimsel karar alma imkanını ortadan kaldırdığını savundu. Son olarak 12. maddeye değinen Şahin, kamu kurumları arasındaki görüş ayrılıklarının artık yargıya değil, doğrudan kurula taşınmasının öngörüldüğünü ve bu kurulun verdiği kararın bağlayıcı hale getirileceğini söyledi. Şahin, bunun mahkemelerin devre dışı bırakıldığı bir sistem kurulmak istenmesi anlamına geldiğini ve yargı bağımsızlığına açık bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

“Salda Gölü’nü Besleyen Dağlar Dahi Tehdit Altında”

Yasa teklifinin genel yapısıyla da sakıncalı olduğunu belirten Şahin, torba yasa mantığıyla hazırlandığını, uzun vadeli bir madencilik ve enerji stratejisi içermediğini ve sektörler arası dengesizlik yarattığını ifade etti. Ruhsatsız tesislere af getirildiğini, orman arazilerinin kullanımının kolaylaştırıldığını ve yerel yönetimlerin onay yetkilerinin ortadan kaldırıldığını dile getiren Şahin, yatırım adına çevresel adalet, demokratik denetim, mülkiyet güvencesi ve yargı denetiminden vazgeçilemeyeceğini vurguladı. “ÇED’siz madenciliğe kapı açıyorsunuz. Ormanları, meraları, su havzalarını ‘maden sahası’ adı altında şirketlere teslim ediyorsunuz ey iktidar sahipleri!” diyerek iktidara seslenen Şahin, “Ayakkabıyla dahi girilemez denilen Salda Gölü’nü besleyen dağlar dahi bu tehdidin altında” DEVA’dan Enerji ve Maden Düzenlemesine Eleştiri: “Dağları Dahi Tehdit Ediyorsunuz!”

Konuşmasının sonunda, iktidarın milletin çözüm bekleyen dertlerine kulak tıkarken, maden patronlarının çıkarı için Meclisi yaz tatilinde bile çalıştırmasını eleştiren Şahin, iktidar sıralarını milletin vicdanına havale ettiğini belirterek sözlerini tamamladı.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sıradaki haber:

Burhanettin Bulut: Asgari Ücretliye Zam Yok Ama Saraya Milyarlar Var

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

casino siteleri

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.