DOLAR

44,8950$% 0.23

EURO

52,8913% -0.09

STERLİN

60,8054£% 0.01

GRAM ALTIN

6.965,35%1,07

ONS

4.829,68%0,85

BİST100

14.587,93%2,72

İstanbul KAPALI 12°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Dervişoğlu’ndan Sert Sözler: “Anayasa İhlalleri ve Türkiye’deki Şantaj Siyaseti”, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın tahliyesine değinerek başlayan Dervişoğlu, “Biz, hukuka uygun olmayan bir tutuklamanın, aylarca süren hak mahrumiyetinin tahliye ile neticelenmesine değil, Ümit Özdağ’ın Silivri’den kurtulmasına seviniyoruz. Tekrar aramıza hoş geldin diyoruz” dedi. Dervişoğlu, siyasi tarihin bu tutuklamayı tüm yönleriyle sorgulayacağını belirtti.


“Hürriyet Lütuf Değil, Bu Devran Son Bulmalı!”

Dervişoğlu, hürriyetin bir lütuf değil, keyfe keder bir iş olmadığını vurgulayarak, “İşte tam da bu yüzden, bu devran son bulmalıdır. Onu da hep birlikte yapacağız. Kurulan tuzakları bozacak, zalim devlet zihniyetinden arınıp, adil devletin temellerini atacağız” ifadelerini kullandı.


Eğitimdeki Yıkım ve Anayasal Görevlerin İhlali

Dervişoğlu, konuşmasında ülkenin içinde bulunduğu duruma değinerek, “Etrafımız ateş çemberidir. Neredeyse kafamızın üstünden füzeler ve savaş uçakları geçiyor” dedi. Ancak sözlerine eğitim davasıyla başlayacağını belirterek, 21. yüzyılda Türkiye’nin nerede olduğunu ve nesillerin nasıl yetiştirilmesi gerektiğini sormanın önemini vurguladı.

23 yıllık iktidarın yarattığı en büyük üç yıkım alanından birinin “milli eğitim” olduğunu savunan Dervişoğlu, 2024-2025 eğitim öğretim yılının yüzbinlerce atanamayan öğretmenle, tayin ve sürgünlerle, düşük öğretmen maaşlarıyla başladığını hatırlattı. Okullarda temizlik malzemesi ve görevlisi eksikliğine, velilerin çocuklarının okul masraflarını karşılamak zorunda kalmasına dikkat çekti.

Dervişoğlu, Anayasa’nın eğitimle ilgili maddelerini tek tek okuyarak iktidarın anayasal görevlerini kasten yerine getirmediğini ve Anayasa’yı ihlal ettiğini öne sürdü:

  • Anayasa Madde 42: “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” – Dervişoğlu, Türkiye’de fiilen yüzbinlerce öğrencinin bu haktan yoksun olduğunu belirtti.
  • İlköğretimin parasız olması: Türkiye’de parasız eğitimin fiilen ortadan kalktığını, özel okulların kural haline geldiğini ve devlet okullarında dahi harcamaların veliler tarafından karşılandığını söyledi.
  • Atatürk ilkeleri ve çağdaş bilim: “Türkiye’de bugün egemen olan anlayışın bilimle alakası olmadığı ortadadır. Müfredat, deneme tahtasıdır” diyerek temel bilimler ve yabancı dil eğitiminin erozyona uğradığını savundu.
  • Maddi imkânlardan yoksun başarılı öğrencilere yardım: Türkiye’de ilköğretim çağında en az 500 bin öğrencinin ekonomik sebeplerle okula gidemediğini belirtti.
  • Eğitim kurumlarında sadece eğitim faaliyetleri: Andımızın okunmasının dahi soruşturma sebebi olduğunu, üniversitelerin ise “iktidar sopası altında arpalığa çevrildiğini” ifade etti.

Dervişoğlu, iktidarın “yeni Anayasa” istemesinin ardında bu sistematik ihlallerin yattığını ve anayasal hakları unutturmaya çalıştıklarını belirterek, “Hayır! İşte orada duracaksınız! Biz nefes aldıkça bu ahdi de akdi de çiğnetmeyeceğiz! Bunu çiğnetmeyecek neferler vardır! Onlar da işte buradadır!” sözleriyle tepkisini dile getirdi.


“Yolsuz, Yoksul ve Korkak Bir Türkiye İstiyorlar”

Dervişoğlu, tüm bu yaşananların altında yatanın “yolsuz bir devlet, yoksul bir Türkiye ve korkak bir Türkiye” istenci olduğunu savundu. İnsanların her yeni güne ekmek derdiyle başlamasını ve her şeye “evet” demesini istediklerini, hakkını arayanın susturulmasını hedeflediklerini belirtti. Bu zihniyetin, devletin imkanlarını iktidarda kalmak ve insanları “köle, zulüm ve sömürge zihniyetine” çevirmek için kullandığını söyledi.

Eğitimdeki ve mutfaktaki yangına çare bulunmazsa dışarıdan gelecek başka bir yangına gerek kalmayacağını ifade eden Dervişoğlu, yedi yıldır süren ekonomik kriz ve mutfaktaki sönmeyen yangınla birlikte asgari ücretin sadakaya dönüştüğünü belirtti.


Asgari Ücret ve Ekonomik Durum

Asgari ücretin Türkiye’de istisna değil, kural haline geldiğini ve çalışan nüfusun %80’inin bu seviyede veya altında maaş aldığını belirten Dervişoğlu, bugün 22.105 TL olan asgari ücretin Ocak ayından bu yana alım gücünün yarı yarıya düştüğünü, açlık sınırının 3500 TL altına indiğini ve yıl sonunda bu farkın 8 bin TL’ye ulaşacağını vurguladı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, grup toplantısında Ümit Özdağ'ın tahliyesini değerlendirdi, eğitimdeki Anayasal ihlalleri eleştirdi ve asgari ücretin artırılması çağrısında bulundu. Bölgesel çatışmalar ve "şantaj siyaseti" iddialarına da değindi.

İYİ Parti olarak asgari ücretin acilen ve elzem olarak güncellenmesi gerektiğini ifade eden Dervişoğlu, 2025 yılı için daha önce 28 bin TL olan taleplerini, enflasyon hedefindeki sapmayı göz önüne alarak bugün en az 29.850 TL olması gerektiğini önerdi. Devletin vatandaşını bir bütün olarak düşünmesi ve işverene de somut destek vermesi gerektiğini vurguladı. Asgari ücret artışının enflasyon yaratacağı bahanesini reddeden Dervişoğlu, geçmiş yıllarda asgari ücretin artmasına rağmen enflasyonun düştüğü dönemler olduğunu örnek gösterdi.

Dervişoğlu, “Asgari ücret, yılda iki defa güncellenmeli, bu yasal bir zorunluluk olmalıdır. İkincisi ise, bu rakam belirlenirken hem işçi hem işverenin hali birlikte düşünülmeli, işverenin üzerindeki yük, devlet tarafından omuzlanmalıdır” diyerek önerilerini yineledi.


Bölgesel Çatışmalar ve “Şantaj Siyaseti” İddiası

Dervişoğlu, neredeyse aylardır gelen çatışma beklentisinin nihayet geldiğini belirterek, İsrail’in Gazze’deki soykırımının devam ettiğini ve şiddetin İran kentlerine sıçradığını, üst düzey İranlı yetkililerin suikastlara uğradığını ifade etti. Dünyanın akıl, diplomasi ve insanlık ölçütlerinden uzaklaştığını belirten Dervişoğlu, İYİ Parti olarak herkesi aklıselime, diplomasiye ve sulha çağırdıklarını ve Türkiye Cumhuriyeti iktidarından da bu yolda amasız ve fakatsız çaba beklediklerini söyledi.

Bölgedeki “İsrail odaklı” süreçte devlet ile terör kavramı arasındaki sınırın kalktığını, sivil ve askeri hedef ayrımlarının bulanıklaştığını ve geleneksel diplomasi kanallarının çalışmadığını belirterek, bunun gelecek açısından karanlık bir tablo yarattığını ifade etti. Dervişoğlu, dünya ülkelerinin tek adamlarca ve hukuk tanımaz iktidarlarca yönetilmesinin bu duruma yol açtığını ve dünyanın her geçen gün daha tehlikeli bir hale geldiğini savundu. Rejimlerin ve şahsi iktidarların vatan pahasına korunamayacağını, bunun sonucunun yıkım olduğunu vurguladı.

Dervişoğlu, İsrail hükümetinin “gözü dönmüş terörizmiyle”, molla rejiminin iç ve dış siyasetinin aklanamayacağını; İran rejiminin halkına baskısı ve bölgedeki yayılmacı siyasetinin de İsrail vahşetini haklı çıkaramayacağını söyledi.


“Büyük Ortadoğu Projesi ve İhanet” İddiaları

Dervişoğlu, Türkiye’de siyasetin “şantajlarla” yapıldığını, örgütlerin, partilerin, iktidarların enerji, tarım, ulaştırma, istihbarat ve hukuk gibi her yolu kullandığını iddia etti. İktidarın İsrail’e karşı olduğunu söylerken, PKK’nın silah bıraktığını iddia ederek katillere kahraman muamelesi yaptığını, ancak PKK’nın İran kolu PJAK’ın elebaşısının İsrail’in İran’a saldırılarını desteklediğini söylediğini hatırlattı. Bu durumu “orta oyunu” ve “şantaj siyaseti” olarak niteledi.

Dervişoğlu, “Bizim iktidar güya İsrail’e karşı, karşı ama İsrail’in taşeronu terör örgütüyle kol kola! ‘Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu’ demek geçiyor insanın içinden” ifadelerini kullandı. Bu şantaj siyasetinin hem içeride hem dışarıda yürütüldüğünü, Beştepe, Balgat, İmralı, Kandil, DEM, Hüdapar arasında bir plan yapıldığını öne sürdü. “İstiyorlar ki, Cumhuriyeti de verelim, ulus devletten de vazgeçelim, Türk vatandaşlığını çözelim ve bu diyetle de iktidarda kalalım. Evet bize bunu dayatıyorlar. Bu yüzden bu süreç, bizim açımızdan kalkışmadır. Yapılanlar da ihanettir” dedi.

İsrail’in hakimiyetini amaçlayan “Büyük Ortadoğu Projesi”nin küçültülmüş Türkiye anlamına geldiğini belirten Dervişoğlu, buna yol vermeyeceklerini ve direnme haklarını kullanacaklarını ifade etti. “Darbeye direnmek nasıl bir anayasal haksa, ihanete direnmek de anayasal hakkımızdır. Sevr’i kabul etmedik, bunu mu kabul edeceğiz?” diyerek tepkisini dile getirdi.


“Lozan’a Dil Uzatanların Tekerine Çomak Sokmaya Devam Edeceğiz!”

Dervişoğlu, aylardır Türkiye’nin büyük bir tuzağa çekilmek istendiği uyarısında bulunduğunu hatırlattı. Kendisine yöneltilen “tekere çomak sokuyor”, “bozgunculuk yapıyor”, “kandan besleniyor” gibi eleştirilere yanıt veren Dervişoğlu, “Allah’a şükür kansız değiliz ki, kan isteyelim, besleme değiliz ki kandan beslenelim!” dedi.

Dervişoğlu, bozgunculuğun, Cumhuriyetin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde tevdi ettiği “Birinci vazifeyi” yerine getirmek olmadığını, asıl bozgunculuğun Lozan’a saldıranlarla kol kola girmek, Türkiye’nin üniter yapısını hedef alanlara hamilik yapmak ve mayın döşeyen bir katile “kurucu önder” demek olduğunu ifade etti.

“Çomak sokuyor dedikleri teker; milletimizin üzerine doğru ilerleyen bir silindirdir. Çomak sokuyor dedikleri teker; devletimizi çiğnemek üzere kurgulanmış bu orta oyunudur” diyen Dervişoğlu, “Lozan’a dil uzatanların, üniter devlet yapımızı hedef alanların, milletimizin varlığına ve birliğine kastedenlerin, milletimizin yoluna mayınlar döşeyenlerin, tekerine çomak sokmaya devam edeceğiz!” sözleriyle kararlılıklarını dile getirdi.

Tek kurucu önderin Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, İYİ Parti’nin bu oyunu bozacağını ve Müsavat Dervişoğlu ile kader arkadaşlarının bu ihanete geçit vermeyeceğini söyledi.

İmralı’daki katilin siyasi partilerle, gazetecilerle ve yabancı aktörlerle görüşmek istediği iddialarına sert tepki gösteren Dervişoğlu, “Bir komisyon kuruldu da bizim mi haberimiz yok? Minareyi çalıp, kılıfını meclise mi hazırlatacaksınız? O katili meclise getiremediniz, meclisi onun ayağına mı götüreceksiniz?” diye sordu.

Dervişoğlu, “Türk milletinin iradesini, Öcalan canisine ve onun örgütü ile uzantılarına İPOTEK ETTİRMEYİZ! İhanet projelerinizi yaşama geçirmek için kurmayı planladığınız komisyon üzerinden, evet-hayır oylarını dayanak gösterip, ihanetinizi meşrulaştırmanıza yol ve izin vermeyiz!” ifadelerini kullandı. Bu sürecin Beştepe, Balgat, İmralı, Kandil, DEM, Hüdapar tarafından planlandığını belirterek, “Bu oyunda biz yokuz! Bizim komisyonumuz Türkiye ve Türk milletidir” dedi.

Konuşmasını “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözleriyle tamamladı.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sıradaki haber:

Ekonomi Alarmı: Asgari Ücret ve Emekli Maaşlarındaki Erime

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

casino siteleri

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.