46,2803$% 0.02
53,7644€% 0.36
62,2476£% 0.22
6.412,42%2,16
4.312,51%2,21
14.355,38%2,99
İYİ Parti Hukuk ve Seçim İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen Hukuk Çalıştayı’nda kapanış ve değerlendirme konuşmasını yapan Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, Türkiye’nin adalet sistemindeki yapısal çürümeye, siyasallaşan yargı mekanizmalarına ve toplumsal yaralara parmak bastı. Dervişoğlu, çocuk adalet sisteminden tutukluluk sürelerine, basın özgürlüğünden yargı mensuplarının maruz kaldığı baskılara kadar çok geniş bir yelpazede tarihi uyarılarda bulundu.
Devletin asli görevinin korumasız olanı korumak olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, kadına yönelik şiddet konusundaki anayasal ve kurumsal sorumluluğu hatırlattı:
“Bir devlet, en savunmasız vatandaşını koruyamıyorsa hukuk devleti iddiasında bulunamaz. Kadına yönelik şiddetle mücadele, bir siyasi tercih değil, hukuk devleti olmanın asgari koşuludur. Hangi siyasi görüşten olursa olsun, bir kadının şiddete uğramaması gerektiği konusunda herkes hemfikirdir. O zaman bu hemfikir oluşu hukuki ve kurumsal güvenceye dönüştürmek, ortak sorumluluğumuzdur.”
Çalıştayda masaya yatırılan çocuk mahkemelerinin yetersizliği ve mevzuat aksaklıklarına değinen İYİ Parti Lideri, cezalandırıcı değil rehabilite edici bir sistem kurulması gerektiğinin altını çizdi:

Türk hukuk sisteminin en derin yaralarından birinin masumiyet karinesinin fiilen zedelenmesi olduğunu söyleyen Dervişoğlu, tutuklama tedbirinin bir cezalandırma aracına dönüştürülmesini eleştirdi:
“Masumiyet karinesi, modern hukukun temel taşlarından biridir. ‘Suçluluğu ispat edilene kadar herkes masumdur.’ Bu, soyut bir ilke değil; somut bir güvencedir. Ama birinin suçluluğu mahkemece kanıtlanmadan önce yıllarca tutuklu kalması, o kişiyi fiilen cezalandırmaktadır. Ve bu fiilî cezalandırma, çoğu zaman iş kaybı, aile parçalanması, toplumsal damgalanma, sağlığın bozulması gibi resmi cezadan daha ağır sonuçlar doğurur. Savunmanın işlevsizleştirildiği bir yargılama, ne kadar usule uygun görünürse görünsün, özünde adil değildir.”
Dijital çağın bilgi kirliliği ve medyanın tek tipleştirilmesi üzerinden basın özgürlüğü tablosunu değerlendiren Dervişoğlu, sansür yasalarına geçit vermeyeceklerini belirtti:
Çalıştayın en cesur oturumunun yargı mensuplarının kendi özeleştirilerini yaptığı bölüm olduğunu ifade eden Müsavat Dervişoğlu, adalete olan güvenin yeniden inşa edileceğini söyleyerek konuşmasını bitirdi:
“Hâkim ve savcıların atanma ve terfi süreçlerindeki şeffaflık eksikliği, avukatların savunuculuk görevleri nedeniyle maruz kaldıkları baskılar ve yargıya duyulan toplumsal güvenin erimesi bu oturumun temel ekseni oldu. Bu sorunları konuşmak bir yüzleşme cesareti gerektirmektedir ve bu cesaret bu salonda gösterildi. Güven, bir gecede inşa edilmez. Ama güven, doğru adımlarla yeniden kazanılabilir.”
Özgür Özel Nerede Duruyorsa CHP’nin Kürsüsü Orasıdır!
1
Bahçeli: Acılarımız da Geleceğimiz de Ortaktır
2
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Libya İçin Taziye, Gazze İçin Destek Mesajı
3
Dervişoğlu: “Türkiye’yi Türksüzleştirme girişimine geçit verilmeyecek”
4
Dervişoğlu: “Amerika Yazdı, PKK Parafladı, AKP-MHP İmzaladı!” Dervişoğlu’ndan Şok İddia!
5
DEM Parti İmralı heyeti, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüştü
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.