DOLAR

44,7679$% 0.04

EURO

52,9701% 0.02

STERLİN

60,8238£% -0.05

GRAM ALTIN

6.888,88%-0,05

ONS

4.790,05%-0,01

BİST100

14.201,05%-0,36

İstanbul AÇIK 12°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

“Stagflasyon ne demek? Aynı anda hem enflasyonun yüksek olması hem de
ekonominin durgunluğa girmesi demek; karşı karşıya kaldığımız risk budur.
Çünkü İran’da yaşananlar sadece bir güvenlik riski, sadece bir jeopolitik risk değil
aynı zamanda ekonomik bir risktir, bir jeoekonomi problemidir. Bu nasıl işler?
Önce bir fiyat şoku gerçekleşir, mesela, petrol fiyatlarında yaşadığımız gibi. Fiyat
şoku bir noktadan sonra bir tedarik şokuna dönüşebilir yani parasıyla bile o malı
bulamaz hâle gelinebilir, mesela, gübrede kısmen yaşandığı gibi. Daha sonra da
bu bir üretim şokuna dönüşebilir, çiftçi tarlasını ekemez, sanayici ham maddesini
bulamaz hâle gelebilir; kaçınmamız gereken, yönetmemiz gereken risk tam da
budur.”
“Hem enerji hem de gıda güvenliğinde en riskli 10 ülkeden bir tanesi
Türkiye”
Hürmüz Boğazı’nda devam eden durumun küresel etkilerine değinen Dalgın,
“Küresel etkilerle başlayalım: Hürmüz Boğazı’ndan savaşın ilk 23 gününde geçen
gemi sayısı, savaş öncesi bir günde geçen gemi sayısına eşit. Asya’da bilhassa bir
domino etkisi başladı, Tayvan’da 11 günlük LNG stoku kaldı, Hindistan’da mutfak
gazı ve gübre bulunmuyor ve enerji kıtlığı riski Avrupa’ya doğru ilerliyor” dedi.
Dalgın, Türkiye’nin karşı karşıya riskleri de sıraladı:

“Daha önemlisi, bizi ilgilendiren kısım gıda ve gübre ki zaten Kiel Enstitüsüne
göre, dünyada hem enerji hem de gıda güvenliğinde en riskli 10 ülkeden bir
tanesi Türkiye olarak karşımızda. Bunu üre fiyatlarında görüyoruz, son bir
haftada yüzde 30’luk bir artışla karşı karşıyayız, karşı karşıya olduğumuz risk
budur hem de tam ekim yapılacak ayda. Sanayi girdilerinde de benzer bir tablo
var; petrokimya ve plastik ham maddelerinde ciddi bir artışla karşı karşıyayız.
Enerji ithalatı 63 milyar dolar olacak diye hesap yapıldı, 100 milyar doları geçme
ihtimali var. Bu hesap ne zaman yapıldı? Savaş başlamadan bir hafta önce
yapıldı, bu derece bir öngörüsüzlükten bahsediyoruz maalesef. Karşı karşıya
kaldığımız riskle petrol fiyatları 100 dolar mertebesinde olursa enflasyonumuz 4
puan mertebesinde artacak, cari açığımız ikiye katlanacak, dış dengemizde de 35
milyar dolarlık ilave bir açıkla karşı karşıya kalabiliriz. Doğal gaz tarafında
İran’dan gelen gaz bizim aşağı yukarı alımımızın yüzde 13’ü, bunu karşılayacak
depolama kapasitemiz var ama umuyorum ki depo yönetimimiz bunu
karşılayacak seviyede hakikaten kullanılıyordur. Beklenmedik kırılganlıklar da var;
geçenlerde Balıkesir Milletvekilimiz Turhan Çömez de bahsetti, mesela helyum
gazı. Burada, Rusya’da vurulan bir fabrika çerçevesinde helyum kıtlığı var.
Helyum gazı MR’larda kullanıyor. Bu da MR çekimlerinde çok ciddi bir riskin
oluşacağı anlamına geliyor. Senede 25 milyon MR çekiminden bahsediyoruz.”
Finansal göstergelerin “Enflasyon tek haneye inecek” açıklamalarının aksi yönde
ilerlediğini ifade eden Dalgın, “’Program çalışıyor’ denilen programın Türkiye’yi
getirdiği hâl; hem yüksek enflasyon hem yüksek faiz” dedi.
“Sadece bu yıl çevireceğimiz dış borçta 1 milyar dolarlık zararımız var”
“En barizini finansal göstergelerde görüyoruz aslında bu tablonun. Mesela, iki
yıllık tahvil faizimiz yüzde 40’ın üzerinde, beş yıllık enflasyon fiyatlaması yüzde
25’ten yüzde 31’e çıktı. Yani piyasa diyor ki: ‘Öyle tek haneye inecek’ falan
meselelerini bir unutun, yüzde 30 enflasyon fiyatlıyorum.’ ‘Forward’ piyasalar
eskiden faiz indirimi fiyatlarken şimdi ciddi bir faiz artışını fiyatlar hâlde. Yani
‘Program çalışıyor’ denilen programın Türkiye’yi getirdiği hâl; hem yüksek
enflasyon hem yüksek faiz. Üstelik bunun neticesinde bir sermaye çıkışıyla da
karşı karşıyayız; iki haftada 12 milyar dolarlık ‘carry trade’ çıktı, iki haftada 5
milyar dolarlık tahvil satışı oldu, iki haftada bir milyar dolarlık tahvil çıktı ve risk
primimiz 38 baz puan yükseldi. Bu ne demek? Sadece bu yıl çevireceğimiz dış
açıkta, dış borçta bir milyar dolarlık zararımız var demek.”
“Üretemeyen Türkiye yaratan program riskleri artırıyor”
Ekonomi programını “Üretemeyen Türkiye Yaratan Program” olarak tanımlayan
Dalgın, “Reel sektörde zaten artan kredi faizleriyle yaşananları görüyoruz.
Neticede zaten, üretemeyen Türkiye yaratan program ciddi şekilde risklerimizi
artırıyor. Üretemeyen Türkiye’den ne kastettiğimi de söyleyeyim: Bugün
Türkiye’de tarım üretimi 2020 yılıyla aynı, bugün Türkiye’de sanayi üretimi,
sanayi kapasite kullanımı Covid dönemiyle aynı, bugün Türkiye’de istihdam,
Sayın Mehmet Şimşek’in göreve geldiği dönemle aynı. Yani üç senede, dört
senede, beş senede sanayide, istihdamda, tarımda, Türkiye’yi yerinde saydırmış,
ciddi de faiz ödemiş bir programla karşı karşıyayız. Dışarıdan gelen maliyet
şokları talep kısmayla yönetilemez, bunun altını çiziyorum; her şeyi talep

kısmaya bağlıyorsunuz. Elinizde bir çekiç var, gördüğünüz şeyi çivi olarak
görüyorsunuz yani ya faizi ya vergiyi basıyorsunuz; dış talep şokuna da bunu
yapmayın. Bunun neticesinde stagflasyon çözülmez, derinleşir” ifadelerini
kullandı.
“Stagflasyon kader değildir”
Dalgın, konuşmasının sonunda çözüm önerilerini de sıraladı. “Peki, ne yapılması
lazım? 7 tane madde öneriyorum sizlere: Motorindeki vergi indiriminin tamamını
pompaya yansıtın, gübre desteğini acil devreye alın, doğal gaz depolarını
doldurun, kritik medikal gazlar için acil envanteri çıkarın, imalat sanayisine girdi
desteği verin, turizmde güvenli ülke kampanyasını başlatın ve genel ekonomik
senaryoları paylaşın. Stagflasyon kader değildir” diyerek sözlerini tamamladı.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sıradaki haber:

TBMM’de İcra Alarmı, Türkiye de Her Dakika 20 Vatandaş İcralık Oluyor

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

casino siteleri

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.