49,6216$%0,14
55,7277€%0,03
66,4875£%0,08
6.509,43%-1,36
4.073,44%-1,64
%
TBMM Genel Kurulu’nda düzenlemenin 4’üncü maddesi üzerine konuşan Bakırlıoğlu, yüz binlerce yatırımcının en çok merak ettiği sorunun ne kadar ve ne zaman ödeme alacakları olduğunu belirtti.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın kanun teklifi yasalaştığında ekim ayında 1 milyon liraya kadar anapara ödemesi yapılmasının öngörüldüğünü açıkladığını hatırlatan Bakırlıoğlu, iktidarın verdiği sözlerle teklifin içeriğinin örtüşmediğini savundu.Bakırlıoğlu şöyle konuştu:“Cumhurbaşkanı Yardımcısı çıktı, ‘Ekim ayında 1 milyon liraya kadar anapara ödemesi yapacağız’ dedi. Teklifi getirenler de aynı şeyi söylüyor. 600 bin, 700 bin, 800 bin, 900 bin lirası olan vatandaş doğal olarak parasını geri alacağını düşünüyor. Ama kanun teklifinde böyle bir ödeme garantisi yok! İnsanlara paralarını alacaklarını söylüyorsunuz, sonra da ödeme miktarını fonda kalan varlıklara bağlıyorsunuz. Bu, yüz binlerce mağdura verilen sözün karşılığının kanunda bulunmamasıdır.”
“1 MİLYON LİRASI OLAN VATANDAŞIN ELİNE 200 BİN LİRA BİLE GEÇMEYEBİLİR!”
Kanun teklifindeki ödeme sistemini anlatan Bakırlıoğlu, öncelikle yatırımcıların fona yatırdıkları ve fondan çektikleri paralar arasındaki farkın hesaplanacağını, ardından mevcut kaynaklar ölçüsünde ara ödeme yapılacağını söyledi.Ödemelerin fonda kalan varlıklara, el konulan mal varlıklarına ve isteğe bağlı iade hesabında toplanacak kaynaklara bağlı olduğunu belirten Bakırlıoğlu, şu ifadeleri kullandı:“Vatandaş 1 milyon lira yatırmış, belki eline 200 bin, 300 bin lira geçecek, belki o da geçmeyecek. Peki, geri kalan para ne olacak? Ne zaman ödenecek? Belli değil!Evini satıp parasını yatıran var, arabasının parasını yatıran var, yıllarca çalışıp biriktirdiği alın terini bu fonlara yatıran var. İnsanlar şimdi devletten bir cevap bekliyor.
Ama Sayın Mehmet Şimşek’in açıklamalarına bakıyoruz, ‘Fondaki kaynağın durumuna göre, elverdiğince’ diyor.Yani vatandaşa verilen cevap şu: Çok büyük ihtimalle, bir ihtimal!Bu mudur sizin yüz binlerce mağdura sunduğunuz çözüm? Vatandaşın parasını koruyamayanlar, şimdi de o paranın ne kadarını geri vereceklerini söyleyemiyor!”
“HIRSIZLIK YAPILDIYSA CEZASI NEREDE? İŞTE SİZE BAL GİBİ AF!”
Bakırlıoğlu’nun konuşmasındaki en sert eleştirilerden biri de düzenlemede yer alan “isteğe bağlı iade” uygulamasına yönelik oldu.Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, yüksek kazanç elde eden şirket ve kişilerin gönüllü iadeye davet edileceği, iade yapılmaması durumunda hukuki süreç işletileceği yönündeki açıklamalarını hatırlatan Bakırlıoğlu, uygulamanın hukuk devleti ilkeleri bakımından ciddi soru işaretleri yarattığını söyledi.Bakırlıoğlu, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesine dikkat çekerek şöyle devam etti:“Sayın Şimşek diyor ki 10 milyon liranın üzerinde net getirisi olan birkaç yüz şirket var. Bunlar davet edilecekmiş, gönüllü olarak paralarını iade ederlerse sorun yokmuş, etmezlerse hukuki süreç başlayacakmış.Şimdi soruyorum: Bu şirketler suçlu mu, değil mi?Eğer manipülasyona iştirak etmişlerse suçludurlar. Kanun ortada! Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesinde etkin pişmanlık için sağlanan menfaatin iki katı tutarında ödeme öngörülüyor.Siz ne yapıyorsunuz? ‘Parayı gönüllü olarak getirirsen hukuki süreç başlatmam’ diyorsunuz.Bize bu kanun teklifinde af olmadığını söylediniz. İşte size bal gibi af!Bunun adı nedir biliyor musunuz? ‘Çalınan paraları şuraya koyun kardeşim, ben size bakmayacağım’ demektir.Peki, bu insanlar suçlu değilse neden kazandıkları parayı gönüllü olarak geri versinler? Suçlularsa neden mevcut kanun hükümleri uygulanmıyor?”
“SAYIN ŞİMŞEK, ESKİ ÇALIŞTIĞINIZ ŞİRKETTEN 8 MİLYAR LİRAYI İSTEYECEK MİSİNİZ?”
Konuşmasının sonunda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e doğrudan seslenen Bakırlıoğlu, fon kriziyle bağlantılı hisse işlemleri üzerinden çok ciddi bir iddia gündeme getirdi.Şimşek’in bakanlık görevinden önce yedi yıl çalıştığı uluslararası bir şirketin Destek Faktoring, Özata Denizcilik ve Katılımevim hisselerinde yoğun alım satım işlemleri gerçekleştirdiğini öne süren Bakırlıoğlu, söz konusu şirketin kriz ortaya çıkmadan önce 8 milyar liralık kazançla piyasadan çıktığını iddia etti.Bakırlıoğlu şu soruları yöneltti:“Sayın Mehmet Şimşek, sizin bakan olmadan önce yedi yıl boyunca çalıştığınız uluslararası bir firma var.Bu firma, bu soygunda adı geçen Destek Faktoring, Özata Denizcilik ve Katılımevim hisselerinde yoğun alım satım işlemleri yapmış. Çatırtı kopmadan önce de 8 milyar lirayı cebine koyup gitmiş.Şimdi bu şirketi de çağıracak mısınız Sayın Şimşek? ‘Getir bu 8 milyar lirayı’ diyecek misiniz?Peki, bu şirket ‘Ben gönüllü olarak vermiyorum’ derse ne yapacaksınız?İşte sizin getirdiğiniz düzenlemenin garabeti tam olarak burada!”
“VATANDAŞA BELİRSİZLİK, MİLYARLARI KAZANANLARA GÖNÜLLÜ İADE!”
Düzenlemenin mağdurların zararlarını karşılamak konusunda açık ve bağlayıcı bir güvence sunmadığını savunan Bakırlıoğlu, iktidarın önceliğinin yatırımcıların haklarını korumak olması gerektiğini vurguladı.Bakırlıoğlu’nun açıklamaları, fon krizinin iki temel tartışmasını yeniden gündeme taşıdı: Yüz binlerce mağdurun parasının ne kadarının geri ödeneceği ve yüksek kazanç elde eden kişi ve şirketlere yönelik nasıl bir hukuki süreç işletileceği.
Bakırlıoğlu, iktidarın ödeme vaatleriyle teklifin hükümleri arasındaki farkın açıklığa kavuşturulmasını isterken, Mehmet Şimşek’e yönelttiği 8 milyar liralık sorunun da yanıtlanmasını talep etti.
Fon Vurgunu Kanun Teklifi Tartışması: Muhalefetten İktidara Ültimatom Sorusu
1
Bahçeli: Acılarımız da Geleceğimiz de Ortaktır
2
CHP Meclisi Terk Etmiyor, Asgari Ücret 39 Bin, Emekli Maaşı Bu Seviyeye Çıkmalı
3
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Libya İçin Taziye, Gazze İçin Destek Mesajı
4
İYİ Parti Lideri Dervişoğlu’ndan Sert Duruşma Yorumu: Bu Hakim ve Savcıların Yerinde Olmak İstemezdim
5
Dervişoğlu: “Türkiye’yi Türksüzleştirme girişimine geçit verilmeyecek”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.