44,8635$% -0.02
52,7092€% -0.28
60,8054£% 0.01
6.904,08%-0,88
4.785,76%-0,90
14.587,93%2,72
İstanbul Sultanbeyli’de yaşayan 19 yaşındaki Davut Minaz, ocak ayında başlayan baş dönmesi ve kusma şikayetleriyle başvurduğu hastanede böbrek yetmezliği teşhisiyle sarsıldı. Haftada üç gün diyalize girmek zorunda kalan genç, 4 ay gibi kısa bir sürede 45 kiloya kadar düşerek fiziksel ve psikolojik olarak büyük zorluklar yaşadı. Hayata tutunma umutları tükenmek üzereyken, böbrek nakli gerektiği ortaya çıktı. Davut’a en büyük destek ise babasından geldi; babası İdris Minaz oğluna böbreğini vermeyi kabul etti.

Başlangıçta 45 yaşındaki babasının sağlığını düşünen Davut, nakli kabul etmek istemese de, durumu giderek kötüleşince ikna oldu. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman ve ekibi tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonun ardından Davut, sağlığına kavuştu. Minaz, yaşadığı zorlu günlerin ardından hissettiklerini, “Umutlarım tükenmek üzereydi. Ama doktorlarım sayesinde korkularımı yendim ve bugün sağlığıma kavuştum” sözleriyle dile getirdi.
Diyaliz sürecinin kendisi için hem psikolojik hem de sosyal olarak oldukça yıpratıcı olduğunu anlatan Davut Minaz, “Haftanın üç günü, dört saat boyunca diyalizde olmak bir genç için gerçekten çok zor. Dışarı çıkamıyordum. Diyaliz sonrası nöbet geçiriyordum. Bu hastaneye geldikten sonra hayatım değişti” dedi.
Ameliyat sonrası kendini çok daha iyi hissettiğini belirten Davut, “Nakilden önce korkunç rüyalar görüyordum. Psikolojim bozulmuştu, hayatımı kaybedeceğim korkusu vardı. Başım dönüyor, yere düşüyordum. Şimdi bıraksanız koşacak gibi hissediyorum. Organ bağışı sayesinde hayata yeniden tutundum. Nakil ekibinde emeği geçen tüm hocalarıma çok teşekkür ederim” ifadeleriyle duygularını paylaştı.
Oğluna teşhis konulduğu andan itibaren yaşadıkları zorlukları anlatan sıva ustası baba İdris Minaz, “Dört ay önce hastalığı öğrendik. Gittiğimiz her yerde kan ve idrar tahlili yapıldı. Sadece diyaliz önerildi. Diyaliz sürecinde çocuğum giderek zayıfladı. Oğlum, benim için korktu ama ben ‘asla korkma’ dedim. ‘Beni ameliyat edin, çocuğumu kurtarın’ dedim. Nakilden sonra adeta 10 yıl gençleştim. Çocuğum için yaşıyorum, o da benim için yaşayacak. Bu süreçte babasından bir parça aldığını bilerek bunu koruyacaktır” sözleriyle fedakarlığını ve mutluluğunu dile getirdi.
Nakil ameliyatını gerçekleştiren Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Veysel Umman, Davut Minaz’daki böbrek yetmezliğinin nadir görülen bir hızla ilerlediğini belirtti. Genellikle böbrek yetmezliğinin ileri yaşlarda ortaya çıktığını ancak bazı bağışıklık sistemi hastalıkları, enfeksiyonlar veya doğuştan gelen sorunların çocuklarda hızlı ilerlemelere neden olabileceğini aktardı. Umman, “Hastamızda da ‘fokal segmenter glomerüloskleroz’ dediğimiz bir hasar sonucu böbrek fonksiyonları hızla kaybolmuş ve diyalize girmek zorunda kalmıştı” bilgisini verdi.
Davut’un ilk değerlendirmelerde çok halsiz, enerjisi düşük ve yaklaşık 45 kilo olduğunu, psikolojik olarak da yılgın olduğunu belirten Doç. Dr. Umman, “Ancak süreç hakkında bilgi verdikten sonra umutlandı ve motivasyonu arttı” diye konuştu. Nakil ameliyatlarında alıcı ve verici ameliyatlarının aynı anda planlanıp gerçekleştirildiğini hatırlatan Umman, “Koordineli şekilde sürdürülen bu ameliyatlar yaklaşık 5-7 saat devam ediyor. Bu noktada böbreğin çıkarılıp hemen nakledilmesi kritik” dedi.
Zayıf ve beslenmesi yetersiz hastalarda nakil sürecinin daha zorlu geçtiğini vurgulayan Doç. Dr. Umman, nakil sürecini ertelememek gerektiğinin altını çizdi. “40 kiloluk bir kişiye böbrek yerleştirmek zor olabilir. Kilosu düşük ve beslenmesi yeterli olmayan bir hastada birkaç tane sıkıntıyla karşılaşıyoruz. Operasyon anlamında da operasyon sonraki süreçte de zayıf ve beslenmesi düşük olan hastaların iyileşmeleri genel olarak kendilerini iyi hissetmeleri biraz zaman alıyor. Örneğin; 40 kiloluk bir insan vücuduna böbreği yerleştirirken de o böbreğin oraya sığması ve orada rahat bir alan içerisinde bulunması da sorun olabiliyor. Nitekim bizim hastamızda da karın duvarı oldukça küçüktü bu biraz bizi zorladı ama operasyon sonrasında da yaptığımız kontrollerle hiçbir sorun olmadan böbreğin gayet güzel çalıştığını gördük. O yüzden aslında nakli ertelemek değil mümkün olan en erken zamanda yapmak hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
Böbrek yetmezliğiyle mücadele eden diğer hastalara da seslenen Davut Minaz, “Nakil oldum, çok mutluyum. Hayatım değişti ve daha da değişeceğini düşünüyorum. Sadece ilaçlarımı düzenli kullanacağım. Nakil olmak isteyenlere söylüyorum; korkmayın. Çok mutlu bir hayat sizi bekliyor.” dedi. Verici baba İdris Minaz da ameliyattan sonra 3 günde taburcu olduğunu belirterek, “Doktorlarım çalışabilirsin dediğinde, aynı işime tekrar dönebileceğim. Bu nedenle insanlar sevdikleri için verici olmaktan korkmasın” çağrısında bulundu.
Doç. Dr. Veysel Umman, erken teşhisin önemine dikkat çekerek, böbrek hasarını erken evrede fark edip son aşamaya gelmeden müdahale edilmesi gerektiğini söyledi. Nakil gereken hastaların, devlet veya özel fark etmeksizin tüm organ nakli merkezlerine ücretsiz başvurabileceklerini ve zaman kaybetmeden bilgi alıp süreç başlatılması gerektiğini vurguladı.
Göz Seğirmesi Masum mu? “Basit Sanmayın”
1
Uluslararası Literatüre Girdi: Ankara’da Yapılan Ameliyat Tıp Tarihine Geçti
2
Mimarlar Odası’ndan Torba Yasa Uyarısı: Doğa ve Gelecek Tehlikede
3
Anoreksiya Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Süreci
4
SMA Hastaları İçin Umut ve Dayanışma: 4. Ulusal SMA Kampı Eskişehir’de Gerçekleştirildi
5
81 İlde Eş Zamanlı Sağlık Taraması Başladı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.