DOLAR

44,9330$% 0.01

EURO

52,6668% 0.15

STERLİN

60,8355£% 0.25

GRAM ALTIN

6.791,43%-0,78

ONS

4.700,30%-0,81

BİST100

14.335,49%-0,28

İstanbul PARÇALI BULUTLU 10°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, Cumhurbaşkanlığı Adaya Ofisi’nde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla basın toplantısı yaptı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yarın kuruluşunun 106’ıncı yılının kutlanacağını söyleyen Nazlıaka, ancak neredeyse her güne CHP’li belediyelere yönelik operasyonlarla başlandığını, bunun da milli iradeye müdahale olduğunu belirtti. Mustafa Kemal Atatürk’ün 23 Nisan’ı çocuklara armağan ettiğini, her zaman çocuklara güvendiğini ifade eden Nazlıaka, geçen hafta Kahramanmaraş’ta bir okula yönelik silahlı saldırıda yaşamını yitirenleri anarak, “Bayram sabahı sevinçle uyanması gereken çocuklarımız yerine acıyla ve özlemle anılan çocuklarımız varsa sorun çok büyük demektir. Bayramlıklarını giyip 23 Nisan’ı kutlayacak olan çocuklara kefen giydirdiler, değerli arkadaşlar. Bunu nasıl affedebiliriz? Bunu nasıl unutabiliriz” dedi.

“Çocuklar okula aç gidiyor”

İktidarın çocukları koruyamadığını belirten Nazlıaka, şiddetin çocuklar üzerindeki etkilerine ilişkin şunları kaydetti:

“Bu iktidar çocukları koruyamıyor. Çocuklarımız hiçbir yerde güvende değil. Her yer şiddet alanına dönüşmüş durumda. Şiddetin güvenlik boyutu var ama bunun yanı sıra ekonomik boyutu var, sosyal boyutu var, psikolojik boyutu var. Bugün Türkiye’de her 10 çocuktan 4’ü yoksulluk ve dışlanma tehdidi altında. Üstelik de bu TÜİK rakamı. Gerçek rakamı gelin siz tahmin edin. Çocuk yoksulluğunda OECD ülkeleri içerisinde Kosta Rika’dan sonra ikinci sırada yer alıyoruz.

Çocuklar okula aç gidiyor. Okulda aç kalıyor. Ve temiz suya erişemiyor. 2023 öncesinde seçimlerden önce ne demişti iktidar? ‘Çocuklara ücretsiz öğün vereceğiz.’ Fakat seçim oldu. Vermeyeceklerini açıkladılar. Gerekçe neydi? ‘Bütçemiz yok’ dediler. Bakıyorsunuz israfa gelince bütçe var. Devletin bazı temsilcilerinin keyfi, lüks harcamalarına gelince bütçe var. Faiz söz konusu olunca bütçe var. Ama çocuklar söz konusu olduğunda bütçemiz yok, öyle mi? Okullarda ücretsiz öğün bir tercih değil. Bunu her seferinde söylüyoruz, söylemeye de devam edeceğiz. Bu bir sosyal devlet olmanın zorunluluğudur, değerli arkadaşlar. Dolayısıyla iktidar derhal çocuklarımıza ücretsiz öğün uygulamasını geçmeli. Ve 2023 seçimleri öncesindeki vaadini yerine getirmelidir.

“Yoksulluk ebeveynlerden çocuklara miras kalıyor”

Sosyal devlet mekanizmaları güçlü olarak işlemiyor. Hak temelli yaklaşım yerine yardım odaklı bir çözüm, hatta geçici çözümler ortaya atılıyor. Bu nedenle de yoksulluk ebeveynlerden çocuklara miras kalıyor. Çocuklar hayata hiç kapatamayacakları kadar geriden başlıyor. Ve sonrasında da yoksul bir düzenin içerisinde kendilerini var etmeye çalışıyor. Engelli çocuklarımız ise en ötekileştirilenler. Çocuk bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde ciddi yapısal sorunlar var. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ise bu sorunları adeta kulağını tıkamış durumda.

Çocukların yaşam hakkı sistematik bir şekilde risk altında bu ülkede, değerli arkadaşlar. Çocuklarımız iş cinayetlerinde yaşamını kaybediyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na göre her yıl 13-14 çocuğumuz çalışırken yaşamını kaybediyor. Ama tabii bu gerçek verileri yansıtmıyor. Çünkü kimi çocuğumuz kayıt dışı çalıştırılıyor. Kimi yerde veriler gizleniyor. Dolayısıyla birçok kayıp kayda geçmiyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’ne göre ise 2013’ten bu yana her yıl ortalama 60-70 çocuğumuz iş cinayetine kurban ediliyor. 2025’te can kaybımız 94’e ulaştı, değerli arkadaşlar. Bu yılın ilk çeyreğinde daha şimdiden 12 evladımızı çalışırken kaybettik.”

“2020-2025 yılları arasında 61 bin 136 çocuk evlendirildi”

4+4+4 eğitim sistemi ile birlikte çocuk işçiliğinin ve erken yaşta ve zorla evliliklerin önünün açılacağını yıllardır anlattıklarını, bu sistemle çocukların sosyal ve ekonomik olarak kırılgan hale geldiğini söyleyen Nazlıaka, açıklamasına şöyle devam etti:

“Bu kırılganlık kız çocukları açısından çok daha ağır sonuçlar doğuruyor. Buradan bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Erken yaşta evlilikler bir aile tercihi ya da kültürel bir mesele değildir. Bunun adı çocuğa yönelik şiddettir, nokta. TÜİK verilerine göre 2020-2025 yılları arasında 61 bin 136 çocuk evlendirildi. Bu çocuklarımızın 57 bin 618’i kız çocuğuydu. Burada yapılması gerekenler çok net aslında. Yıllardır bunu söylüyoruz ama yine özetleyelim: Evlilik yaşı istisnasız olarak 18 olmalıdır. Aile izni ya da mahkeme kararı gibi istisnai uygulamalar ortadan kaldırılmalıdır. Denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir. Resmi nikâh yerine dini nikâhla yapılan evliliklerin önüne geçilmelidir. Çocuk evliliklerine aracılık edenler için caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır. Toplumsal farkındalık artırılmalı, eğitime devamı destekleyen politikalar geliştirilmelidir.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2024-2025 örgün eğitim istatistiklerine göre yaklaşık 18 milyon çocuğumuzun eğitim görmesi gerekiyor. Eğitim Reformu Girişimi’nin verilerine göre zorunlu eğitim çağındaki yaklaşık 611 bin çocuğun eğitimin dışında olduğunu buradan size hatırlatmak istiyoruz. 611 bin çocuk eğitimin dışında. Çünkü çocuklar daha okul çağındayken geçim derdine düşüyor ve çalışmak zorunda kalıyor. 15-17 yaş grubundaki her 4 çocuktan 1’i çalışıyor. Düşünün, her 4 çocuğumuzdan 1’i çalışma hayatının içerisinde.”

“Çocukları korumak, vatanı korumak demektir”

İktidarın çocuklara yönelik politikalarında bir dizi eksik olduğunu ifade eden Nazlıaka, CHP iktidarında çocuklar için ve eğitim alanında yapılacaklara dair şunları söyledi:

“Köy okullarını yeniden açacağız. Taşımalı eğitimi sonlandıracağız. Çünkü buna gerek kalmayacak. Her çocuğun laik, çağdaş, karma, bilimsel ve ücretsiz eğitim alma hakkını gözeteceğiz ve bu imkânı çocuklarımıza sağlayacağız. Her çocuğun fiziksel, zihinsel, bilişsel, sosyal ve ahlaki gelişimini bütüncül biçimde destekleyeceğiz. Çocuk istismarı ve ihmaliyle samimi olarak mücadele edeceğiz. Bu kapsamda Lanzarote Sözleşmesi’ni, İstanbul Sözleşmesi’ni, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni ve ILO 182’yi amasız, fakatsız uygulayacağız.

Okul öncesi eğitim en az 1 yıl zorunlu ve ücretsiz olacak. Eğitimdeki tüm fırsat eşitsizliklerini ortadan kaldıracağız. Okul terkini önleyeceğiz ve okullaşma oranını artıracağız. Çocuk yoksulluğuyla da samimi olarak mücadele edeceğiz ve çocuk yoksulluğunu ortadan kaldıracağız. Özellikle küçük yaş gruplarında görülen beslenme sorunlarına son vereceğiz. Okul öncesi ve okul çağındaki tüm çocuklara düzenli beslenme desteği sunacağız. Bugün Türkiye’de 5 yaşının altındaki çocuklardaki bodurluk oranı yüzde 10. İşte çocuklarımız böyle bir sorun yaşamayacaklar.

Temel vatandaşlık geliri uygulamasıyla yoksul ailelere yeni fırsat kapıları açacağız. Çocuk işçiliğini ortadan kaldıracağız. Sokakta çalıştırılan, dilendirilen ya da sokakta yaşamak zorunda kalan tüm çocukları devlet koruması altına alacağız. Çocukların erken yaşta ve zorla evlendirilmesine asla ve asla geçit vermeyeceğiz. Doğduğu yer kimsenin kaderi olmayacak, değerli arkadaşlar. Bölgesel farklılıkları ortadan kaldıracağız. Afetzede çocuklarımızı kaderine terk etmeyeceğiz. Her daim çocuğun yüksek yararını gözeteceğiz.

Çocuk dostu ve onarıcı bir adalet sistemi kuracağız. Çocuklara yönelik tüm politikaları katılımcı bir anlayışla şekillendireceğiz. Yani bir politikayı uygulamadan önce çocukların da görüşünü alacağız, onların da görüşüne değer vereceğiz. Eğitim ortamları dahil olmak üzere tüm yaşam alanlarını çocukların özne olduğu bir yaklaşımla yeniden tasarlayacağız. Sporun, kültürün ve sanatın erişilebilir olduğu çocuk dostu kentler yaratacağız. Özetle diyoruz ki değerli arkadaşlar: Çocukları korumak, vatanı korumak demektir. İşte bu nedenle ülkemizin sokaklarında çocukların can havliyle çığlık attığı değil, kahkaha attığı günleri kucaklayacağız. O günlere az kaldı diyorum ve hep birlikte mücadeleye devam edeceğimizi buradan bir kez daha beyan ediyorum.”

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sıradaki haber:

Öğretmenlerin Dramı Meclis Gündeminde: Kulağınızın Üzerine Yattığınız İçin Memleket Bu Halde

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

casino siteleri

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.