43,1925$% -0.01
50,4712€% 0.19
58,2754£% 0.27
6.398,74%-0,49
4.596,95%-0,76
12.369,89%-0,13
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Emek Büroları Koordinatörü Gamze Taşcıer, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın “Biz göreve geldiğimizde asgari ücret 184 liraydı” ve “Türkiye’deki asgari ücret pek çok ülkeden daha iyi” sözlerine tepki gösterdi. Taşcıer yaptığı açıklamada, “Tarihsel verileri manipüle ederek bir siyasal övünç vesilesi haline getiren bu yaklaşım, emekçilerin yaşadığı derin yoksulluğun mimarıdır. Gerçek mesele ücretlerin yılların içinde nominal büyümesi değil, alım gücünün reel olarak küçülmesidir. AKP emekçiye hayal satarak yoksulluğu kalıcı hale getiriyor” dedi. Taşcıer’in yaptığı yazılı açıklama şu şekilde:
Sayın Bakan Vedat Işıkhan, katıldığı programda “Biz göreve geldiğimizde asgari ücret 184 liraydı. Reel olarak %242 artış sağladık” diyerek büyük bir iş yapmışlar gibi konuştu. Oysa Sn. Bakan’ın henüz akademik kariyerinin başında olduğu, bugün asgari ücretle yaşam mücadelesi veren genç kuşakların ise hayata dahi adım atmadığı bir dönemle bugünü karşılaştırmak ve ortada duran manzarayla övünmek, bugünün emekçisinin yaşadığı ağır yoksulluğu gizleyemez.
Aynı programda Sayın Bakan, hızını alamayıp “Türkiye’deki asgari ücret pek çok ülkeden daha iyi” demiş. O halde sayın Bakan hangi ülkelerden iyi olduğunu da açıklasın! Avrupa’da bir asgari ücretli, kira ve mutfak derdiyle boğuşmazken; Türkiye’de milyonlarca emekçi açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Türkiye yüzyılını kıskanan Alman Hans ülkemizde 5 yıldızlı otelde her şey dahil bir hafta tatil yaparken, aynı otelde asgari ücretle çalışan Hasan bırakın tatil yapmayı, o otelde parasıyla bir öğün yemek yiyemiyor!
AKP iktidarı “Kişi başına milli gelir 17 bin dolar, yani yaklaşık 705 bin TL” diyerek hayal satıyor. Sayın Bakan’ın da ifade ettiği gibi bir asgari ücretli aylık 22.104 TL maaş alıyor. Bu rakamı 12 ay ile çarptığımızda yıllık 265 bin 248 TL ediyor. Oysa O halde sayın Bakan’dan asgari ücretlinin yıllık 438 bin TL’sinin nerede kaybolduğunu açıklamasını beklemek de en doğal hakkımız olsa gerek?
Ayrıca 2002’de 184 lira maaşla neredeyse 7 çeyrek altın alınabiliyordu. Bugün ise 22.105 lirayla yalnızca 2,5 çeyrek altın alınabiliyor. Yani asgari ücretlinin altın karşısındaki alım gücünün 3’te 2’si buharlaştı. Peki bu kaybolan değer kimin cebine gitti?
Sayın Bakan şu sorulara da yanıt vermelidir: Asgari ücretin anlamı nedir? Sadece açlık sınırının altında yaşamaya çalışan, tatile gidemeyen, sosyalleşemeyen, insanca yaşam hakkından mahrum bırakılan bir kitle mi yaratmak istiyorsunuz? Oysa asgari ücretli yalnızca hayatta kalmaya değil, onurlu bir hayat kurmaya, ailesiyle insanca yaşamaya, sosyal haklardan yararlanmaya da hakkı olan bir insandır.
Bu ülkenin milyonlarca emekçisini açlık ve yoksulluk sınırına mahkûm etmek, adı konmamış bir kölelik düzeni dayatmaktır. Emekçisini küçümseyen, halkıyla alay eden bu yaklaşımın adı sosyal politika değil, sosyal çöküştür.
Vedat Işıkhan ve temsil ettiği iktidar, hangi Türkiye’de yaşıyor bilinmez ama bizim yaşadığımız Türkiye, yoksulluğun ve yokluğun dayatıldığı Türkiye’dir.
Hayat değişiyor, yıllar geçiyor, rakamlar doğal olarak büyüyor. Ancak mesele rakamların artması değil, alım gücünün küçülmesidir. 2000’lerin başında bir asgari ücretli maaşıyla kirasını ödeyip mutfağını döndürebiliyordu. Bugün ise çalışanlar, açlık sınırının dahi altında yaşamaya mahkûm ediliyor.
Türkiye’nin gerçeği şudur: 20 yıl öncesinin kuru rakamlarını bugüne taşıyarak siyasi övünç yaratmaya çalışan bir iktidar, aynı dönemde özgürlükleri gasp etmiş, yargıyı siyasetin sopasına dönüştürmüş, çalışma hayatını güvencesizliğe hapsetmiştir. Liyakat yerine sadakat, sendikal haklar yerine baskı, iş güvenliği yerine iş cinayetleri egemen kılınmıştır. Böylesi bir tabloda “biz geldiğimizde 184 liraydı” nostaljisiyle övünmek, ancak yurttaşın aklıyla alay etmektir. Gerçek mesele, asgari ücretin kaç lira olduğu değil; emekçinin alın terinin kaç kuruşa denk düştüğüdür.
Titrinde “bakan, profesör, bilim insanı” yazan birinin bu denli sorumsuz açıklamalar yapması, olsa olsa fıkra konusu olabilir. Ancak unutmayalım: açlık ve yoksulluk, fıkralara değil, acil çözümlere konu olabilecek kadar hayati bir meseledir.
Toplum Giderek Daha Çok Yardıma Muhtaç Hale Geliyor: CHP’li Gürer, Ekonomiyi Eleştirdi
1
Dervişoğlu: “Türkiye’yi Türksüzleştirme girişimine geçit verilmeyecek”
2
Dervişoğlu: “Amerika Yazdı, PKK Parafladı, AKP-MHP İmzaladı!” Dervişoğlu’ndan Şok İddia!
3
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Ailelere Çağrı
4
DEM Parti İmralı heyeti, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüştü
5
CHP Lideri Özgür Özel’e Saldırı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.