46,1593$% 0.06
53,4151€% 0.25
61,9017£% 0.33
6.057,78%0,31
4.088,20%0,40
13.744,64%0,02
Sabır ve umutla beklenen gebelik süreci, bazen zamanından önce gerçekleşebilecek doğum riski nedeniyle anne adaylarında kaygıya yol açabiliyor. Erken doğum, gebeliğin 20 ila 37. haftaları arasında meydana gelen ve dünya genelinde her 10 gebelikten yaklaşık birinde görülen bir durum olarak tanımlanıyor. Türkiye’de ise bu oranın son yıllarda %13’e yaklaştığı belirtiliyor. Uzmanlar, anne adaylarının ilk gebelik yaşının ilerlemesi, tüp bebek uygulamaları ve çoğul gebeliklerin artışının erken doğum riskini etkileyen faktörler arasında olduğunu söylüyor.

Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Yüksek Riskli Gebelikler Uzmanı Doç. Dr. Lütfiye Uygur, risk faktörlerini şöyle açıklıyor: “Sigara, alkol ve madde kullanımı, yetersiz beslenme, aşırı düşük veya yüksek vücut kitle indeksiyle gebe kalmak, erken doğum riskini artırıyor. Obezite, hem erken su gelmesi ve doğum eylemini tetikliyor hem de hipertansif ve diyabetik komplikasyonları yükseltiyor. Bu nedenle anne adaylarının ideal kiloya ulaşmaları, düzenli sağlık kontrollerini sürdürmeleri ve şikâyetlerini zamanında doktora bildirmeleri büyük önem taşıyor.”
Kendiliğinden erken doğum öyküsü olan gebeliklerde risk, diğer gebeliklere göre 2.5 kat artıyor. Önceki doğumların erken olması veya birden fazla erken doğum yaşanması riski yükseltiyor. Bunun arkasında genomik mekanizmalar veya rahim ağzı yetmezliği gibi faktörler bulunuyor. Ayrıca, annenin kendisinin erken doğmuş olması da risk oluşturuyor. Böyle durumlarda yakın takip, ultrason muayenesi ve gerekirse ilaç veya cerrahi tedavi uygulanabiliyor.

İki gebelik arasındaki sürenin 6 ay veya daha kısa olması, erken doğum riskini artırıyor. Bu nedenle uzmanlar, doğum sonrası emziriliyor olsa bile anne adaylarının en az 6 ay, ideali 18 ay korunarak yeni gebeliğe başlamalarını öneriyor.
Rahim ağzı yetmezliği, gebeliğin ikinci üç ayında kasılma olmadan rahim ağzının kısalıp açılmasıyla gebeliğin sürdürülememesi durumudur. Belirtiler çoğu zaman hafif bel ve kasık ağrısı ile sınırlı olabilir. Uzmanlar, 18-24. haftalar arasında vajinal ultrasonla rahim ağzı uzunluğu ölçümü yapılmasını ve gerekirse ilaç veya rahim ağzı dikişi uygulamalarını öneriyor.

İdrar yolu, vajina, rahim ağzı ve sistemik viral enfeksiyonlar erken doğum riskini artırabiliyor. Doç. Dr. Uygur, “Enfeksiyonlar vücudun prostaglandin üretimini artırarak kasılmaları tetikliyor. Gebelik öncesi genel jinekolojik muayene ve enfeksiyonların tedavisi riskin azaltılmasında kritik rol oynuyor” diyor.
Diyabet, hipertansiyon, böbrek ve kalp hastalıkları, tiroit sorunları, lupus veya romatoid artrit gibi kronik rahatsızlıklar, hem anne hem de bebek için erken doğuma neden olabiliyor. Uzmanlar, gebelik öncesi kronik hastalıkların kontrol altına alınmasını ve ilgili branş uzmanlarıyla birlikte riskli gebelik takiplerinin yapılmasını tavsiye ediyor.
Sigara kullanımı, erken doğumu tetikleyen başlıca faktörlerden biri. Ayrıca, aşırı düşük veya yüksek vücut kitle indeksi ve gebelikte yetersiz veya aşırı kilo alımı riski artırıyor. Bitkisel çaylar ve baharatlar (papatya, adaçayı, hibiscus, zerdeçal, biberiye) rahim kasılmalarını uyarabileceği için dikkatli tüketilmesi gerekiyor.

Sağlıklı gebeliklerde egzersiz, erken doğum riskini düşürüyor. Haftada 2-4 saat orta düzey egzersiz, plasental damarlanmayı güçlendiriyor ve vücuttaki toksinleri azaltıyor. Ancak ağır kaldırmak veya uzun süre sırt üstü pozisyonda egzersiz yapmak önerilmiyor. Riskli gebeliklerde ise egzersiz sınırlanıyor.
Yoğun stres, depresyon veya anksiyete yaşayan anne adaylarında erken doğum riski iki kat artıyor. Bu durum, prostaglandin üretimini artırarak kasılmaları tetikliyor. Uzmanlar, stresin en aza indirilmesini ve gerektiğinde psikiyatri desteğiyle anksiyetenin kontrol altında tutulmasını öneriyor.

Doç. Dr. Uygur, anne adaylarına şu mesajı veriyor:
“Gebelik süresince sağlıklı beslenme, düzenli kontroller, kronik hastalıkların yönetimi, sigara ve zararlı maddelerden uzak durmak, egzersiz ve stres kontrolü erken doğum riskini azaltmak için en etkili önlemlerdir.”
Yenidoğan Hemorajik Hastalığına Karşı En Etkili Koruma: K Vitamini Enjeksiyonu
1
Uluslararası Literatüre Girdi: Ankara’da Yapılan Ameliyat Tıp Tarihine Geçti
2
Mimarlar Odası’ndan Torba Yasa Uyarısı: Doğa ve Gelecek Tehlikede
3
Anoreksiya Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Süreci
4
SMA Hastaları İçin Umut ve Dayanışma: 4. Ulusal SMA Kampı Eskişehir’de Gerçekleştirildi
5
81 İlde Eş Zamanlı Sağlık Taraması Başladı
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.