45,0734$% 0.05
52,8715€% 0.1
61,0760£% 0.28
6.590,92%-0,97
4.531,53%-1,38
14.312,63%-0,12
Yapay zekânın hayatımızdaki etkisinin hızla arttığı bir çağda, yerli sinema izleyicisini bu teknolojiyle ilgili derin felsefi sorularla baş başa bırakan “PROGRAM” filmi vizyona giriyor. Yönetmenliğini ve senaristliğini Hakan Kadıoğlu‘nun üstlendiği, Maskot Film ve Zekice Yapım imzalı bu film, bilim kurgu, gizem ve gerilimi bir araya getirerek modern dünyanın en büyük ikilemlerinden birini beyaz perdeye taşıyor.

Filmin ana karakteri Âdem, monoton ve her günü bir öncekinin kopyası gibi geçen bir hayat sürmektedir. Ancak yaşadığı bu sıradanlık, karşısına çıkan bir yapay zekâ asistanı tarafından kökten sarsılır. Âdem, bu yapay zekânın yönlendirmeleriyle, kendi hayatının aslında bir simülasyon mu, yoksa gerçek mi olduğunu sorgulamaya başlar. Film, izleyiciyi Âdem’in bu karmaşık psikolojik ve teknolojik yolculuğuna dâhil ederek, “gerçeklik” kavramının ne kadar göreceli olabileceğini düşündürüyor.

“PROGRAM”, büyük bütçeli Hollywood yapımlarının aksine, butik bir ekip tarafından güçlü bir yaratıcı vizyonla hayata geçirilmiş bağımsız bir film. Yaklaşık iki yıl süren bu titiz çalışma, sınırlı kaynaklara rağmen teknik ve görsel açıdan oldukça etkileyici bir dünya kurmayı başarıyor. Filmin fragmanı, bu bağımsız ruhun ne kadar başarılı bir sinematik dil ortaya koyduğunu gözler önüne seriyor. Bu durum, yerli sinemada bilim kurgu türünün gelişimine önemli bir katkı olarak değerlendirilebilir.

Filmin en dikkat çekici yönlerinden biri, yapay zekâyı sadece modern bir teknoloji olarak değil, insanın kimliği, anıları ve gerçeklik algısıyla olan ilişkisini sorgulayan derin bir felsefi tema olarak ele alması. Yapay zekâ asistanının karakter üzerindeki etkisi, teknolojinin insan hayatını nasıl şekillendirdiğini ve hatta manipüle edebildiğini gösteriyor. Bu bağlamda, “PROGRAM”, günümüzde yapay zekâ destekli asistanların giderek yaygınlaştığı bir dünyada, insanın teknolojiyle kurduğu bağa dair kritik sorular sormayı hedefliyor.
“PROGRAM”, gerilim dozu yüksek atmosferik anlatımı ve çarpıcı temasıyla, sonbahar sezonunun en iddialı yerli yapımlarından biri olmaya aday. İzleyiciyi koltuğuna bağlarken aynı zamanda düşünmeye sevk edecek olan bu film, 12 Eylül‘den itibaren tüm sinemalarda izlenebilecek.
“Eveleme Geveleme” ile Selin Atasoy’dan Yeni Dönem Mesajı
1
“Çift Kişilik Oda” Dizisi: Konusu, Oyuncuları ve İzleyici Yorumları
2
Ulaş Tuna Astepe: Hayatı, Kariyeri ve Filmografisi
3
Kimler Geldi Kimler Geçti: Leyla ve Cem’in Hikayesi Derinleşiyor
4
“Dün Ateşten Atladık, Bugün Piknikteyiz Çok Mutluyuz!” İzmir’de Hıdırellez Sevinci.
5
Bayındır’da Renklerin ve Kokuların Buluştuğu Şölen
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.