46,2600$% 0.04
53,6226€% -0.15
62,2514£% -0.13
6.257,85%0,01
4.212,11%3,45
13.743,50%-0,01
Susturulan Sesler Dezavantajlı Çocuklarda Müzik Umudu, Çocukların sesini sadece söyledikleriyle mi duyarsınız?
Ya söyleyemediklerini?
Sustuğu için sesi yok sayılan, yoksulluğun, travmanın, göçün ağırlığını taşıyan çocuklar…
İşte onlara ulaşmanın en kadim yolu: müzik.

Ankara’nın kenar mahallelerinden birinde görev yaptığım yıllarda, sınıfımda adı bile zar zor söylenen bir çocuk vardı.
Annesi cezaevindeydi. Babası ortada yoktu.
Küçük bedeninde büyük bir suskunluk taşıyordu.
Bir gün müzik dersinde sadece ritim tuttuk.
O gün, o çocuk bana bakıp ilk kez gülümsedi.
Konuşmadı ama ritimle konuştu.
İşte o an anladım:
Bazı çocuklara müfredat değil, melodi ulaşır.

Müzik Bir Hak Olmalı, Lüks Değil
Dezavantajlı bölgelerde müzik derslerinin azaltılması sadece bir eğitim meselesi değildir;
bu, bir çocuğun ruhuna ulaşma şansının da elinden alınmasıdır.
Göçmen, ekonomik yoksunluk yaşayan ya da duygusal ihmal görmüş çocuklarda müzik, bir savunma mekanizmasıdır.
Ritimle öfkesini boşaltır, şarkıyla yalnızlığını ifade eder, sahneyle varlık gösterir.
Yani müzik, o çocuk için sadece sanat değil: bir hayatta kalma biçimidir.
Araştırmalar Ne Diyor?
2016’da UNICEF, müzik odaklı sosyal projelerin, savaş ve yoksulluk travması yaşamış çocuklarda sosyal uyumu ve benlik saygısını artırdığını rapor etti.
Finlandiya’daki Sibelius Akademisi’nin yürüttüğü bir araştırma, düşük gelirli bölgelerde müzik eğitimi alan çocukların empati skorlarının %40’a kadar arttığını ortaya koydu.
Türkiye’de “El Sistema” modeliyle yapılan pilot çalışmalarda, şiddet eğilimli ergenlerin müzikle uğraştıktan sonra sosyal ilişkilerinde anlamlı bir iyileşme görüldü.
Yani müzik, sadece çalmayı öğretmez; yeniden bağ kurmayı öğretir.
Bir Öğretmen Olarak Çağrım:
Dezavantajlı bölgelerdeki her okulda bir müzik atölyesi olmalı.
Müzik dersi “yük” değil, bir iyileşme alanı olarak görülmeli.
Sanat öğretmenlerine sadece saat değil, sorumluluk ve özgürlük verilmeli.
Çünkü bazı çocuklar sessiz kalır. Ama sessizlikleri yankı olur, yeter ki biri duymak istesin.
Müziğin ulaşamadığı çocuk, sistemin susturduğu çocuktur.
Ve biz susan değil, söyleyen, anlatan, kendini ifade eden çocuklar yetiştirmek istiyorsak;
o çocuklara önce bir ritim vermeliyiz.
Belki o ritimle önce yürürler, sonra dans ederler, sonra konuşurlar.
Ve bir gün belki de sadece şarkı söylemezler…
Kendi hayatlarının melodisini yazarlar.
Kaynakça:
Susturulan Sesler Dezavantajlı Çocuklarda Müzik Umudu, Düşünmeye Çağıran Sorular:
Müzik dersleri olmayan okulların öğrencileri sessiz kaldığında, bu suskunluğu nasıl duyuyoruz?
Bir çocuğun içinde bağıran sessizlikleri sadece disiplinle mi çözmeye çalışıyoruz?
Dezavantajlı çocuklara daha çok sınav değil, daha çok sanat gerekmez mi?
Biz öğretmenler ve ebeveynler olarak, her çocuğun “kendi şarkısını” duymaya hazır mıyız?
Rize de Uçak Kazası Pilot Hayatını Kaybetti, Yolcu Sağ Kurtarıldı
1
Gece Gündüz Çalıştık, Erdoğan’dan Afet Konutları İçin Kararlılık Vurgusu
2
DEM Parti İmralı heyeti, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüştü
3
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Ailelere Çağrı
4
Ekrem İmamoğlu’ndan Silivri’de Tarihi Savunma: “Benim Tek Tehditim Sandıktır”
5
CHP Lideri Özgür Özel’e Saldırı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.