43,1853$% 0
50,4541€% 0.19
58,2630£% 0.25
6.387,75%-0,65
4.603,87%-0,61
12.369,89%-0,13
Torba Yasa Teklifi Doğal Mirası Tehdit Ediyor: TEMA Vakfı’ndan Acil Çağrı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan yeni “Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, ülkemizin en değerli doğal ve kültürel miras alanlarını madencilik ve enerji yatırımları uğruna geri dönülmez tahribatlara açık hale getiriyor. TBMM komisyonunda yarın (19 Haziran Perşembe) görüşülecek olan bu teklif, zeytinliklerden ormanlara, tarım alanlarından korunan bölgelere kadar birçok alanı etkileyecek düzenlemeler içeriyor.
TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, teklifin sadece belirli sektörlere yatırım kolaylığı sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarını zayıflattığını ve kamuoyunun, özellikle de yerel halkın söz hakkını tamamen görmezden geldiğini vurguladı.

TEMA Vakfı’nın 2019’dan bu yana yürüttüğü haritalandırma çalışmaları, orman alanlarının, tarım arazilerinin, içme suyu havzalarının ve kültürel miras alanlarının IV. Grup maden ruhsatlarının tehdidi altında olduğunu ortaya koydu. 29 ilde yapılan bu çalışma, ilgili illerin toplam yüz ölçümünün ortalama %67’sinin bu tür madenlere ruhsatlandırıldığını gösteriyor.
Ataç, teklifte öngörülen “süper izin” ile vahşi madencilik faaliyetleri önündeki tüm engellerin kaldırılacağına dikkat çekerek, “Yeni torba yasa teklifiyle maden ruhsatı süreçleri hızlandırılıyor ve izin mekanizmaları yatırımcının lehine yeniden şekillendiriliyor” dedi. Özellikle IV. Grup madenler ile stratejik ve kritik madenler için gerekli izinleri vermek üzere “özel bir kurul” oluşturulacağına işaret eden Ataç, bu kurula verilen geniş yetkilerin yatırımcı lehine izin süreçlerini hızlandırmayı hedeflediğini belirtti. Kurulun, yenilenebilir enerji tesisleri için özel mülkiyete ait taşınmazları acele kamulaştırma yetkisine sahip olmasının da kamu yararı ve çevresel etkileri göz ardı ettiğini ifade etti.

Teklifin bir diğer endişe verici maddesi ise madencilik yapılmasına izin verilen orman alanlarının Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne (MAPEG) devredilmesi. Ataç, bu durumun ormancılık konusunda uzman olmayan bir kurumu, ormanlara verilen zararın ve rehabilitasyon çalışmalarının izlenmesinden sorumlu kılacağını belirtti.
Bu alanların MAPEG’e devredilmesinin ormanlara verilecek zararın görmezden gelinmesi anlamına geldiğini söyleyen Ataç, Orman Genel Müdürlüğü (OGM) gibi saha hakimiyeti olan kurumların bu süreçlerin dışında bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin en değerli tarımsal alanlarından olan ve özel kanunla korunan zeytinlikler de teklifin hedefinde. Mevcut yasa, zeytinliklere 3 km mesafede toz ve duman çıkaran tesislerin yapılmasını yasaklarken, yeni düzenleme bu korumayı fiilen ortadan kaldırıyor.
Ataç, torba yasa teklifiyle 3213 Sayılı Maden Kanunu’na geçici bir madde eklenerek, Muğla’daki zeytinliklerin termik santrallere kömür temini amacıyla madenciliğe açıldığına dikkat çekti. Zeytinliklerin “taşınabilir” ilan edilmesiyle bu üretim ve kültürel miras alanlarının adeta bir eşya haline getirildiğini belirten Ataç, bu yaklaşımın sadece Muğla için değil, ileride Türkiye genelindeki tüm zeytinlikleri tehdit ettiğini ifade etti.

Torba Yasa Teklifi Doğal Mirası Tehdit Ediyor: TEMA Vakfı’ndan Acil Çağrı, Yasa teklifi sadece ormanlar ve zeytinlikleri değil, aynı zamanda doğal ve tarihi sit alanları gibi madencilik faaliyetlerinin tamamen yasaklanması gereken korunan alanları da tehdit ediyor. Teklifin, bu alanlarda yapılan başvurulara 3-4 ay içinde yanıt verilmemesi halinde izin verilmiş sayılması hükmünü getirmesi, doğayı korumakla görevli kurumları işlevsiz hale getirecek. Ataç, bu alanların madencilik faaliyetlerine tamamen kapatılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, arama ruhsatı almış bir faaliyete işletme izninin de verilmiş sayılmasının ciddi sakıncalar taşıdığını belirtti.
Mera Kanunu, Toprak Koruma Kanunu ve Çevre Kanunu gibi temel yasalarda yapılan değişiklikler ile tarım arazileri, meralar, sulak alanlar, milli parklar ve sit alanları gibi koruma statüsüne sahip doğal ve kültürel varlıklar da yatırım tehdidi altına giriyor. “Üstün kamu yararı” tanımının daraltılması ve “eş zamanlı izin” gibi uygulamalarla koruma alanlarının hukuki statüsünün zayıflatılması, doğal dengeyi, kırsal yaşamı ve yurttaşın katılım hakkını göz ardı ediyor.
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinin de torba yasa teklifiyle daha da işlevsiz hale getirildiğini belirten Ataç, “ÇED Olumlu” kararı beklenmeden teşvik, onay ve ruhsat süreçlerine başlanmasına imkân tanınmasının ve “ÇED Gerekli Değildir” kararının kaldırılmasının belirsizlik yarattığını söyledi. Ataç, “Zaten gerektiği gibi yürümeyen ÇED süreçleri, bu düzenlemeyle neredeyse tamamen devre dışı bırakılıyor. Korkuyoruz ki artık bazı projeler için hiçbir çevresel etki değerlendirmesi yapılmayacak” şeklinde konuştu.

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, bu yasa teklifinin yalnızca teknik bir düzenleme olmadığını, doğaya, kültüre, tarımsal üretime, kırsal yaşama ve toplumsal değerlere yönelik bir tehdit olduğunu vurguladı. Zeytinliklerin “taşınabilir” ilan edilmesi, ormanların madencilik kurumlarına devredilmesi, ÇED süreçlerinin etkisizleştirilmesi ve korunan alanların yatırım lehine açılması, Türkiye’nin doğal varlıklarını ve üretim kapasitesini geri dönüşü olmayan bir yola sürükleyebilir.
Ataç, teklifin çevreyi, yerel halkı, gelecek kuşakların yaşam hakkını, gıda ve su güvenliğini tehdit ettiğini belirterek, kamuoyunu bu konuda duyarlı davranmaya ve görüşlerini TBMM’ye iletmeye davet etti. “Bugün verilecek kararlar, geleceğimizi de belirleyecek. Zeytinlikler, ormanlar, meralar, su varlıklarımız bir kez kaybedildiğinde, bir daha geri kazanılamaz. Doğayı korumak hepimizin ortak sorumluluğu. Bu nedenle TEMA Vakfı olarak toplumun tüm kesimlerini, karar vericileri ve sivil toplumu bu düzenlemeye karşı durmaya; zeytinliklere, ormanlara, tarım alanlarına, ülkemizin doğal ve kültürel mirasına sahip çıkmaya çağırıyoruz” dedi.
Robot Değil Çocuk Yetiştiriyoruz. Bakan Tekin’den Sürpriz Ziyaret
1
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Ailelere Çağrı
2
DEM Parti İmralı heyeti, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüştü
3
CHP Lideri Özgür Özel’e Saldırı
4
Kanal İstanbul Projesi Hakkında Bakan Abdulkadir Uraloğlu’ndan Açıklama
5
Ekrem İmamoğlu’ndan Silivri’de Tarihi Savunma: “Benim Tek Tehditim Sandıktır”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.