TMB Başkanı Eren’den 17 Ağustos Uyarısı: “Depremler Değil, İhmal Can Alıyor!”
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, 17 Ağustos depreminin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, depremlerde yaşanan can kayıplarının asıl nedeninin ihmal, denetimsizlik ve kusurlu yapılar olduğunu vurguladı.
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 26. yıl dönümü nedeniyle önemli bir açıklama yaptı. Eren, depremlerde hayatını kaybeden 18 binden fazla vatandaşı anarak, yaşanan acıların asıl nedeninin doğal afetler değil, ihmal, denetimsizlik ve kusurlu yapılar olduğunu belirtti. 17 Ağustos'tan bu yana meydana gelen depremlerde yaklaşık 90 bin vatandaşın hayatını kaybettiğini ve 1 milyondan fazla binanın yıkıldığını veya hasar gördüğünü ifade eden Eren, bu tablonun dayanıksız yapı üretiminin yaygınlığını gösterdiğini söyledi.
"Afet Odaklı Kentsel Dönüşüm Hızlandırılmalı"
Türkiye nüfusunun %90'ından fazlasının deprem bölgelerinde yaşadığına dikkat çeken TMB Başkanı, depreme hazırlığın ertelenemez bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Yüksek riskli yapı stokunun hızla yenilenmesi için afet odaklı kentsel dönüşüm politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Eren, bu sürecin hızlandırılması için atılması gereken adımları sıraladı.
Eren'e göre, güvenli şehirler inşa etmek için öncelikle zemin şartlarını dikkate alan imar planları ve güncel yapı şartnameleri hazırlanmalı, kaçak yapılaşma kesinlikle önlenmelidir. Ayrıca, 2019 yılında yürürlüğe giren "Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması" yönetmeliğinin tavizsiz bir şekilde uygulanması büyük önem taşıyor.
"Kaybedecek Vaktimiz Yok"
Bilim insanlarının uyardığı olası Büyük Marmara Depremi riskinin her geçen gün arttığını hatırlatan Eren, "Yeni acılar yaşamamak için kaybedecek vaktimiz yok" diyerek acil eylem çağrısında bulundu. Bu dönüşüm sürecinin hızlandırılması için kamu ve özel sektör işbirliğinin hayati olduğunu belirten Eren, arsa maliyetlerini düşürecek yasal düzenlemelerin, finansman modellerinin çeşitlendirilmesinin ve nitelikli iş gücü açığını kapatacak eğitim reformlarının önemine dikkat çekti. Eren, alınacak her önlemin geleceği korumak adına atılmış güçlü bir adım olacağını vurguladı.