Tanrıkulu’ndan  Çalışma Bakanlığı’na Flaş Soru Önergesi: Engelli Vatandaşların Hakkı Gasp Ediliyor

15 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7538 Sayılı Kanun sonrasında engelli ve ağır hasta vatandaşların emeklilik haklarında meydana gelen kayıplar, uygulamada ortaya çıkan mağduriyetler, sosyal güvenlik hakkının ihlali ve Anayasa Mahkemesi sürecine rağmen devam eden geri dönülemez sonuçlar ortaya koymaktadır.

Sosyal güvenlik hakkı, Anayasa’nın 2’nci maddesinde tanımlanan sosyal hukuk devleti ilkesinin en temel unsurlarından biridir. Aynı zamanda Anayasa’nın 60’ıncı maddesi “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir” hükmünü açık biçimde düzenlemektedir.

1981 yılından bu yana yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde; çalışma gücünde kayıp yaşayan, ağır hastalıklarla mücadele eden veya engellilik durumu bulunan vatandaşlar için belirli koşullarla erken emeklilik ve malullük hükümleri uygulanmış; bu düzenlemeler yıllar boyunca milyonlarca yurttaş açısından kazanılmış hak niteliği taşımıştır.

Ancak 15 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7538 sayılı Kanun sonrasında engelli ve ağır hasta bireylerin emeklilik süreçlerinde ciddi değişikliklere gidildiği, özellikle ağır hastalık ve engellilik durumlarında daha önce emekliliğe esas kabul edilen sağlık kriterlerinin önemli ölçüde ağırlaştırıldığı yönünde çok sayıda başvuru ve şikâyet kamuoyuna yansımaktadır.

Bu kapsamda kanser tedavisi gören, diyalize bağlı yaşamını sürdüren, organ kaybı yaşayan, nörolojik fonksiyon kayıpları bulunan, ileri düzey kronik hastalıklarla yaşayan, ağır engellilik durumu bulunan çok sayıda yurttaşın, önceki sistemde emeklilik hakkından yararlanabilirken yeni düzenleme sonrasında “çalışabilir” kabul edildiği ve emeklilik taleplerinin reddedildiği ifade edilmektedir.

Özellikle kamuoyuna yansıyan örneklerde; 14 Ocak 2025 tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre emekliliğe hak kazanabilecek durumdaki bir yurttaşın, yalnızca bir günlük mevzuat farkı nedeniyle 15 Ocak 2025 itibarıyla “sağlam” kabul edildiği ve emeklilik hakkını kaybettiği görülmektedir.

Bu durum yalnızca idari bir düzenleme değişikliği değil; sosyal güvenlik hakkı, hukuk devleti ilkesi, eşitlik ilkesi ve kazanılmış hakların korunması bakımından ciddi anayasal tartışmalar doğurmaktadır.

Öte yandan söz konusu düzenlemeye ilişkin olarak ana muhalefet partisi tarafından Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusu yapıldığı bilinmesine rağmen, aradan uzun süre geçmiş olmasına rağmen süreç halen sonuçlanmamıştır. Bu süreçte çok sayıda ağır hasta yurttaşın emeklilik hakkına erişemediği, gelir kaybı yaşadığı, tedavi giderlerini karşılayamadığı ve geri dönülemez mağduriyetlerle karşı karşıya kaldığı yönünde iddialar bulunmaktadır.

Sosyal devlet ilkesinin temel amacı; ağır hastalık, engellilik ve çalışma gücü kaybı yaşayan bireylerin insan onuruna yaraşır yaşam koşullarını korumaktır. Buna rağmen ağır hastalıklarla mücadele eden yurttaşların “çalışabilir” kabul edilmesi, hem tıbbi gerçeklerle hem de sosyal devlet anlayışıyla çelişmektedir.

Bu bağlamda aşağıdaki soruların yanıtlanması kamu yararı açısından önem taşımaktadır.

Bu bağlamda;

  1. 15 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7538 sayılı Kanun sonrasında engelli ve ağır hasta bireylerin emeklilik kriterlerinde yapılan değişikliklerin gerekçesi nedir?
  2. 1981 yılından bu yana uygulanan erken emeklilik ve malullük sisteminin değiştirilmesine neden ihtiyaç duyulmuştur?
  3. 7538 sayılı Kanun hazırlanırken engelli örgütleri, hasta dernekleri, tabip odaları, sağlık meslek örgütleri, sosyal güvenlik uzmanları veya insan hakları kuruluşlarının görüşü alınmış mıdır?
  4. Söz konusu düzenleme hazırlanırken etki analizi yapılmış mıdır? Yapılmış ise kamuoyuyla paylaşılmama gerekçesi nedir?
  5. 15 Ocak 2025 sonrasında; kanser, organ yetmezliği, diyaliz bağımlılığı, nörolojik kayıplar, ileri düzey kronik hastalıklar, ağır engellilik gibi nedenlerle yapılan emeklilik başvurularından kaçı reddedilmiştir?
  6. 7538 sayılı Kanun öncesi ve sonrası dönem karşılaştırıldığında engelli veya ağır hasta bireylerin emeklilik başvurularındaki kabul-ret oranları nedir?
  7. 14 Ocak 2025 tarihinde mevcut mevzuata göre emekliliğe hak kazanabilecek durumda olan ancak 15 Ocak 2025 sonrasında yeni kriterler nedeniyle başvurusu reddedilen kişi sayısı kaçtır?
  8. Bakanlığınızın verilerine göre 15 Ocak 2025 sonrasında “çalışabilir” kabul edilen ağır hasta bireylerin hastalık gruplarına göre dağılımı nedir?
  9. Kanser tedavisi gören ve aktif kemoterapi sürecindeki bireylerin “çalışabilir” kabul edilmesine ilişkin bilimsel ve tıbbi dayanaklar nelerdir?
  10. Diyalize bağlı yaşamını sürdüren yurttaşların çalışma kapasitesinin bulunduğuna dair hangi sağlık kriterleri esas alınmaktadır?
  11. Tek organla yaşamını sürdüren veya ciddi organ kaybı bulunan bireylerin emeklilik taleplerinin reddedilmesinin gerekçesi nedir?
  12. Nörolojik kayıpları bulunan bireylerin hangi kriterlerle “çalışabilir” kabul edildiği açıklanacak mıdır?
  13. Sağlık kurulu raporlarında ağır engelli veya ciddi hastalık sahibi olduğu belirtilen bireylerin sosyal güvenlik sistemi açısından “çalışabilir” kabul edilmesi hukuki açıdan nasıl gerekçelendirilmektedir?
  14. 7538 sayılı Kanun sonrasında malullük değerlendirmelerinde kullanılan cetvel, puanlama sistemi ve sağlık kriterleri nelerdir?
  15. Eski sistem ile yeni sistem arasındaki temel farklar nelerdir?
  16. Yeni sistemde çalışma gücü kaybı oranlarının düşürülmesine neden ihtiyaç duyulmuştur?
  17. Bakanlığınız, ağır hasta bireylerin fiilen çalışma yaşamına devam edip edemediğine ilişkin saha araştırması yapmış mıdır?
  18. 15 Ocak 2025 sonrasında emeklilik başvurusu reddedilen ağır hasta veya engelli yurttaşlardan kaçının itiraz başvurusu yaptığı tespit edilmiştir?
  19. Bu itirazlardan kaçı kabul edilmiş, kaçı reddedilmiştir?