Özgür Özel: Emekli, İşçi, Memur Satın Alma Gücü Dörtte Birine Düştü

Benzer Videolar

Özgür Özel: Emekli, İşçi, Memur Satın Alma Gücü Dörtte Birine Düştü

YENİ Parti lideri Özel, “‘Yeşillere battık, yeşil boyandık. Yolumuz Artvin’e düştüğü zaman. Çam kokulu havasıyla uyandık. Yolumuz Artvin’e düştüğü zaman. Ne çok özlemişiz dost - akrabayı. Bir nasılsını, bir merhabayı. Kucakladı bizi gönül sarayı. Yolumuz Artvin’e düştüğü zaman.’ Göğe komşu toprakların başı dik insanlarına, yiğit Artvin’e, güzel Artvin’e, canım Artvin’e selam olsun. Biz bu yola, yeni yola çıkarken pusulamızı millete çevirdik. Yolu millete sorduk. Pusula millettedir, rota iktidardır. Çok çile çektik, çok zorluklar gördük. Çok engellere takıldık. Ama tüm sıkıntıları sizlerin desteğiyle aştık. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Şimdi buradayız. Yerel seçimlerden sonra bir kez daha bu meydanda dostların arasındayız.

Öncelikle bir teşekkür borcum var benim bu meydana, bu meydanın güzel insanlarına. Yerel seçimlerde Artvin’i duyduk, dinledik ve ‘Artvin bir değişim istiyor’ dedik. Bunun üzerinden adayımızı belirledik, Bilgehan Erdem Başkan’la yola çıktık. Sonra başka adaylaşmalar oldu. Sonra Adalet ve Kalkınma Partisi dışarıdan bir aday buldu, getirdi. Bir anda ‘Bizim oylar bölünürse’ diye bir tehlike belirdi, tehlike sırf belediyeyi kaybetmek değil; Artvin’in geleceği için, madenlere karşı doğaya korumak için, Artvin’in derelerini, yaylalarını korumak için, Artvin’in dokusunu korumak için büyük bir tehlike karşımıza çıktı. Koştum, bu meydana geldim. Mikrofonu aldım, gözünüzün içine baktım. Dedim ki ‘Aman ha aman, öyle derler, böyle derler. Parti bu parti, aday Bilgehan Başkan. Bana inanan, bana güvenen onun arkasında dursun.’ Yüzde 51 oyla seçtiğiniz, emaneti ona teslim ettiniz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”

“BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ EKSİKSİZ OLARAK BİZİMLE BİRLİKTE”

“Ve Artvin… Bugün buradayız ama her ilçesinde, her ilçesinde kalbimiz atıyor. Hopa’ya, Arhavi’ye, Borçka’ya selam olsun buradan. Şavşat’a, Murgul’a, Yusufeli’ne, Ardanuç’a ve Kemalpaşa’ya selam olsun. YENİ Parti, Türkiye’nin yeni partisidir. YENİ Parti, Karadeniz’in yeni partisidir. YENİ Parti, Artvin’in; YENİ Parti, Atatürkçülerin, milliyetçilerin, Cumhuriyetçilerin, vatanını, milletini, bayrağını, Ata’sını seven herkesin yeni partisidir. Onun için tüm Artvinlileri, geçmişte hangi siyasi görüşte olurlarsa olsunlar, bu ülkenin birliğinden-bütünlüğünden, iyiliğinden-esenliğinden yana olanları, eşitlikten-kardeşlikten yana olanları, alın terine değer verenleri, emeklisine saygı duyanları, gençlerinin geleceğinden kaygı duyanları YENİ Parti’nin yeni yürüyüşüne, iktidar yürüyüşüne davet ediyorum Artvin’i. Biraz önce söyledim. Son yerel seçimlerde burada Bilgehan Başkan’a inandık. Merkezin yanında beş ilçemizi kazandık. Şimdi merkez ilçe ve beş il ilçemiz, altı belediye başkanımız eksiksiz olarak YENİ Parti’de yeni iktidar yürüyüşünde bizimle birliktedir. Tarihin doğru tarafında durdukları için, bir büyük sınavı hep beraber el ele, omuz omuza verdikleri için İl Başkanımız Bedrettin Kalın’ın şahsında tüm ilçe başkanlarımıza ve tüm örgütümüze yürekten teşekkür ediyorum. Milletvekilimiz çok değerli Ağabeyim Uğur Bayraktutan’a yürekten teşekkür ediyorum. Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem’e, Borçka Belediye Başkanımız Ercan Orhan’a, Hopa Belediye Başkanımız Utku Cihan‘a, Kemalpaşa Belediye Başkanımız Erhan Yılmaz’a, Murgul Belediye Başkanımız Mehmet Yıldırım’a ve Yusufeli Belediye Başkanımız Barış Demirci’ye tarih önünde teşekkür ediyorum. Hepinizi onlarla birlikte tarihin doğru tarafında durduğunuz için yürekten kutluyorum. ‘50 yıl sonra Yusufeli’ni aldık’ diyor. Şunu söyleyeyim. 47 yıl sonra partimizi birinci yıl parti yaptık. 25 yıl sonra Adalet ve Kalkınma Partisi’ni yenilgi ile tanıştırdık. Kimi ili 47 yıl sonra, kimi ili Cumhuriyet tarihinde ilk kez kazandık. Ama buradan, Artvin’den müjdeyi vereyim. Geçmişte söz vermiştim, ilk sözü tuttum. Bundan sonra da size söz olsun; biz asla yenilgiye alışmayacağız, kaybetmeyeceğiz, biz kazanacağız, Cumhuriyet kazanacak.”

“BELEDİYENİN YAPTIKLARINI BEN SAYARKEN YORULDUM”

“Tabii tüm belediye başkanlarımız birbirinden gayretli, birbirinden çalışkan. Bugün burada bize ev sahipliği yapan Bilgehan Başkan’ın 2,5 yıllık hizmetlerinin bir özeti var önümde. 18 bin metrekare kilit taşı döşemiş, 5 bin 600 ton asfalt sermiş, 4 bin 500 metrekare taş duvar örmüş, 3 bin metre yeni altyapı ağı kurmuş. 2 bin metrekare park alanını yenilemiş, bin 500 metrekare yeni park yapmış. Engellilere ücretsiz şehir içi ulaşımı için iki yeni araç almış. Hasta yakınlarına konuk evi yapmış. Atatepe Sosyal Tesisleri’ni hizmetini açıp 120 bin misafir ağırlamış. Gündüz Çocuk Bakım Evini hizmete sokmuş. 3 milyon liralık sosyal destek ve Artvin Kartla öğrencilere tesislerde yüzde 20 indirim vermiş. Çocuklara mahalle şenlikleri, tiyatrolar, bilim şenlikleri yapmış. Ben sayarken özetini yoruldum, Başkan, belediye meclisimiz, meclis üyelerimiz belediye emekçilerimiz yorulmadan çalışmış. Hepsini huzurunuzda yürekten kutluyorum, ellerine emeklerine sağlık. Bu arada hangi partiden seçilmiş olursa olsun bütün belediye meclis üyelerine, Artvin için hizmetlere destek verdiklerinde yürekten teşekkür ediyoruz, Cumhuriyet Halk Partisi’nden seçilen hem belediye başkanlarını hem meclis üyelerini hem de il genel meclisi üyelerini yürekten kutluyorum. Hepsiyle gurur duyuyorum. Bu dönemde 31 Mart’ta ben Genel Başkandım, onlar adaydı. Tayyip Bey o yenilgiyi kabul etmedi ve üstüne partimize darbeye girişti. Biz yeni bir parti ile yeni bir yola çıktık, hepsi birden de bizimle birlikte yanımızda yer aldılar. Bundan sonra YENİ Parti’de yeni bir gelecek için hep beraber çalışıyorlar. Hepsini kutluyorum.”

“TAYYİP BEY NORMAL VATANDAŞI DEĞİL, KENDİNE YANDAŞI SEVER”

“Tabii Bilgehan Başkan, belediye başkanlarımız sizleri seviyor ve sizler için çalışıyor. Peki ben şimdi Artvinlilere sorayım. Tayyip Erdoğan sizi seviyor mu? Seviyor mu? Niye? Evet, ‘Çünkü fakiriz’ diyor. Bunu İstanbul’daki mitingler, yedi gün - yedi gece Saraçhane’de sürüp sonra Maltepe’ye, Anadolu’ya geçip bir Anadolu’da, çarşamba akşamı İstanbul’da bir ilçede, toplam 116 tane miting yaptık. Orada bir Anadolu şehrinde bir teyzeye böyle sordum, ‘Sizi seviyor mu?’, ‘Sevmez.’ ‘Niye?’ dedim, ‘Çünkü biz fakiriz’ dedi. Gerçekten Tayyip Bey fakir sevmez. Tayyip Bey zengin sever. Tayyip Bey normal vatandaşı değil, kendisine yandaşı sever. Tayyip Bey Anayasa Mahkemesi’nin önünde canına kıyan emeklinin sesini duymaz, onların hakkında bir cümle konuşmaz. Ama Tayyip Bey fonlarda parası olanları sever, ‘evladım’ der, onları korur.”

“ARTVİN 4 VERGİ VERMİŞ, 1 HİZMET ALMIŞ”

“Bakın birçok şehre gidiyoruz, gittiğimizde birkaç şeye bakıyoruz. Sonuçta 2002 yılından bugüne neredeyse çeyrek asır geçti. Tayyip Bey geldiğinde Türkiye’nin nüfusu 65 milyondu, şimdi 86 milyon oldu. Yani Türkiye 65 milyondan 86 milyona gitti ama Artvin 192 bin iken nüfusu aynı oranda artsa 230 bin olması lazım ama Artvin’in nüfusu 167 bine düşmüş. 25 bin kişi, 25 yılda Artvin’den azalmış. 35 bin, 40 kişi artması gerekirken 25 bin kişi aşağı gitmiş. Yani Artvin büyüyeceği yerde küçülmüş. Artvin’in geçen sene verdiği vergi, 4.2 milyar lira. Peki yatırım bütçesinde Artvin’e ne verilmiş? 1 milyar lira. Yani Artvin dört vergi vermiş, bir hizmet almış. Normalde verdiği vergiyi hizmet olarak alsa Artvin’e yapılanın dört katı yapılacak. Yetmez burada Türkiye’nin elektrik enerjisinin yüzde 10’unu üreten barajlar, sıra sıra duruyor. Çoruh Nehri’nin üzerindeki beş büyük baraj, 2025’te ekonomiye 19 milyar lira kazandırmış. Artvin’e ne gelmiş? 1 milyar lira. Yani sadece Allah vergisi Çoruh Nehri’nden, o Çoruh Nehri’nin üzerine kurulan barajlardan Türkiye’ye 19 milyar lira, vergi olarak 4 milyar lira, 23 milyar lira para yollamışsınız, karşılığında 1 milyar liralık hizmet alabilmişsiniz. Öyle şehirler var ki verdiğinin 2 katını alıyor, siz verdiğinizi 24’te 1’ini alabilmişsiniz. Yani iktidar Artvin‘den kepçeyle almış, verirken çay kaşığının ucuyla vermiş. Buradan Artvin’e söz olsun. Bu haksızlığa son vereceğiz. Artvin’i küçülten, Artvin’in sırtından kazanıp Artvin’e hizmet etmeyen, Artvin’e husumet duyan, Artvin’e şefkat göstermeyen, aksine Artvin’den gelip oy isteyip sonra sırtını dönenlere inat; Artvin’e bu yapılanı ters yüz edeceğiz, Artvin’in kaderini değiştireceğiz.”

“CERATTEPE, VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI MÜCADELE VERİYOR”

“Biz doğayı, çevreyi koruyan, zarar vermeyen madenciliğe karşı değiliz. Ama vahşi madenciliğe sonuna kadar karşıyız. Artvin’de 525 maden ruhsatı vermişler. Artvin topraklarının yüzde 71’ini madenciliğe açmışlar. Yüzölçümünün yüzde 71’i madenciliği açık. Doğayı, tarım alanlarını yok sayan vahşi madencilik yapıyorlar. Cerattepe, 30 yıldır buna karşı mücadele veriyor. Anayasa Mahkemesi kararları, Danıştay kararları var ama uygulanmıyor. Dere yataklarındaki betonlaşma, doğa dostu olmayan HES’ler nedeniyle heyelanlarda su baskınları oluyor, can kayıpları oluyor. Afetlerden sonra yapılan her taşıma, tarım alanlarını küçültüyor, yok ediyor. Yusufeli çiftçisi, hayvancısı hala yeni alanların tahsisini bekliyor. Çoruh havzası madenlerle, kafes balıkçılığıyla yok ediliyor. Maden artıkları, kafeslerin artıkları göllerin suyunu kirletiyor. Ticareti canlandıracak Muratlı Sınır Kapısı hala açılmadı. İktidar, bütün Türkiye’de duble yollarla övünüyor ama Artvin tek şeritli yollarla boğuşuyor. Heyelan oluyor ve kaya düşmesi oluyor, yollar kapanıyor, ulaşım kapanıyor. Onun için Artvin’in ulaşım sorununu da bu vahşi madencilik sorununu da hayvancısının sorununu da su baskınları ve tarım alanları meselesini de YENİ Parti’nin yeni siyaseti ile önümüzdeki dönem genel seçimlere giderken Artvin’e gelecek, Artvin’e özel acil eylem planı açıklayacağız, Artvin’in kaderini değiştireceğiz.”

“MÜMKÜN OLAN TÜM KÖY OKULLARINI AÇACAĞIZ”

“Memleketin derdi bitmiyor ama Artvin’in en önemli sorunlarından bir tanesi, bu kent okumayı sever, okuyan insanları sever, okumuş insanı sever, eğitime önem verir. Maalesef köy okulları kapanınca öğrenciler taşımalı eğitime mahkum oldular. Uzun süreli yolculuklar, öğrencileri yoruyor, perişan ediyor, okuldan soğutuyor, koparıyor. Bunun için YENİ Parti iktidarında mümkün olan bütün köy okullarını açacağız, köylere mutlaka öğretmen yollayacağız, uygun olan köylere ziraat mühendisi yollayacağız. Ayrıca ben eczacıyım, sağlıktaktaki sorunlar tüm Türkiye’de büyüyor ama Artvin’de çok fazla sorun var. Özellikle köylerdeki sağlık ocaklarının kapanınca, ilaç yazmak için bile teyzeler, amcalar kalkıyorlar Artvin’e kadar geliyorlar. Artvin’de hastanelerde branş eksikliği var. Endoskopi için bile başka şehre gitmek gerekiyor. Çok uzun zamanlara maalesef randevular veriliyor ve başka şehirlere endoskopi olmaya gidiliyor. Bunun için hem doktor, uzman doktor sorunları hem araç genel sorunları Artvin gibi bir il için mutlaka çözeceğiz. Ayrıca bütün Türkiye’de başta şehit aileleri, gaziler, onlarda en ufak bir şey olmayacak, emeklilerin ise hastanede ayrı para, eczanede ayrı para, maaştan ayrı para kesilen sağlıktaki soygun düzenine son vereceğiz, bütün emeklilere söz veriyorum. 

“BİZ ÜRETENE HAKKINI VERECEĞİZ”

“Tarım ve hayvancılıkta büyük sorunlar var. Yem maliyetleri bir yılda yüzde 40 arttı. Arıcılar ağır üretim maliyetleri altında eziliyor. Desteklemeler yetersiz. Artvin’in köylüsü ‘Hayvana yem mi alayım, evime ekmek mi alayım?’ çelişkisi içinde. Böyle olunca önce ahırdaki hayvan azalıyor. Sonra köydeki insan azalıyor. Ahırın kapısı kapanıyor, köy kahvesinin kapısı kapanıyor. En sonunda köy diye bir şey kalmıyor. Birkaç tane ileri yaştaki insanın bir başına çile çektikleri bir yere doğru dönüşüyor. Onun için şunu söylüyorum. Önümüzde bir seçim olacak. Allah’ın izniyle o sandığa varacağız. O sandıkta bir Cumhurbaşkanı seçeceğiz. Seçeceğimiz Cumhurbaşkanı bu sonuncusu gibi çiftçiye ‘Al ananı da git’ diyen biri değil; birincisi gibi ‘Çiftçi milletin efendisidir’ diyen birisi olacak. YENİ Parti olarak üreticilere hakkını vereceğiz. Dünyaca ünlü Artvin balını koruyacağız. Markalaştıracağız. Kayıt dışı sahte balla, Artvin balının taklitleriyle mücadele edeceğiz. Bu iktidar geçen sene 740 bin baş canlı hayvan ithal etti. Toplam 1,2 milyar. Öyle olunca etin fiyatı düşmedi. Ama et üreticisinin, besicinin canına okudular. Süt üreticisinin canına okudular. Yemler pahalıya gelince, süt hayvanları kesime gidince et üreticisi, besici için yeni bir kriz daha çıktı. Bunun için bizim iktidarımızda ama tarım ürünlerinde, ama canlı hayvanda, ama löp et ithalatında vergiyi düşürüp çiftçinin beline vuran, hayvancının canını yakan uygulamalara son vereceğiz. Destek gelecekse kendi çiftçimiz desteklenecek. Bu otobüsün üstüne çıkmadan, bu arkamda duranlar diyor ki ‘Aman Artvin’in şu sorunu var, bu sorunu var. Bunlara değinmeden olmaz.’ Artvin’in bütün sorunlarını elince, emeğince çözmeye çalışan belediye başkanlarımıza, dili döndüğünce anlatan milletvekilimize, Parti Meclisi üyemize, sizin için mücadele eden tüm örgütümüze yürekten teşekkür ediyoruz. Buraya Artvin’e siyaset öncesi meslek örgütündeyken geldim çok. Siyasette milletvekili olarak geldim. Grup Başkanvekili olarak geldim. Grup Başkanı olarak geldim. Cumhuriyet Halk Partisi'ndeyken Genel Başkan olarak geldim. Bugün YENİ Parti Genel Başkanı olarak geldim, ama size söz olsun iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim. Bu dertlerin hepsini de çözeceğiz. Hep birlikte çözeceğiz.”

“HER MİTİNGTE BÜYÜK BİR ÖFKE GÖRÜYORUM”

“Meydanda emekliler var mı? Bir göreyim. Neredeyse yüzde 80 - yüzde 70’in üzerinde. Çok süredir söylüyorum. 4 - 5 Kasım 2023’ten beri otobüslerin üstündeyiz. 105 tane yerel seçim mitingi yaptık. 20 tane tematik miting yaptık. Rize’de çay mitingi, Trabzon’da fındık mitingi, Giresun’da, Ordu’da ayrı ayrı fındık mitingi yine Gaziantep’te fıstık mitingi, Tekirdağ’da buğday - hububat mitingi, Adana’da pamuk, Manisa’da tarım, Antalya’da ve Mersin’de narenciye mitingi ya da atanamayan öğretmen mitingi, emekli mitingi Ankara’da iki kez. Ama 20’den fazla tematik miting yaptık. 19 Mart darbesinden sonra 116 tane miting yaptık. Butlan kararından sonra 38’nci şehirdeyim. Burada Artvin’de bu kez planlı bir il mitingi yaptık. Her mitingde gördüğüm bir şey var. Büyük bir öfke, büyük bir üzüntü emeklilerin yüzünde, gözünde. Neden? Yıllarca çalışmış, eli nasırlanmış, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş. Devlet günü gelince ’Sen dur. Yeter çalıştığın. Biz sana bakacağız’ demiş. 

“5 EMEKLİ BİR ARAYA GELSE YOKSULLUKTAN KURTULAMIYOR”

“Şimdi 23 bin lira en düşük emekli maaşına, 27 bin lira ortalama emekli maaşına mahkum ederek, ‘Ya al karnını doyur, sokakta kal. Ya al bununla kira öde, aç kal’ diyerek emekliye tarihin en büyük vicdansızlığını, en büyük haksızlığını, en büyük vefasızlığını yapıyorlar. Türk-iş yeniledi rakamları; açlık sınırı 38 bin lira, emekliye verilen maaş 23 bin 500 lira, ortalama 26-27 bin lira. 38 bin liranın altında maaş alan emekliler bir el kaldırsın, maaşı 38 bin liradan düşük olanlar. Meydanın yüzde 60’ı açlık sınırlarının altında. Yoksulluk sınırı ise 123 bin lira. Yani beş emekli bir araya gelse yoksulluktan birini kurtaramıyor. Yani yan yana duran beş emekli maaşlarını birinde birleştirse o bir kişi bile yoksulluktan kurtulamıyor. Memleketi böyle bir hale getirdiler. Buradan hatırlatayım. Bu iktidar geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti, asgari ücretin yüzde 60’ına kadar düştü. Bu iktidar geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu, şimdi 2 çeyrek altın alıyor. Yani satın alma gücünüz dörtte birine düşmüş durumda. Bu iktidar geldiği gün asgari ücret 7 çeyrek altın alıyordu, bugün asgari ücret 2,5 çeyrek altını zor alıyor. O yüzden bu memleketteki bu haksızlığa, bu gelir adaletsizliğine, bu vergi adaletsizliğine hep beraber dur diyeceğiz.”

“EN ZENGİN YÜZDE 1’İN SERVETİ, YÜZDE 90’IN SERVETİNDEN FAZLA”

“Türkiye enflasyonda ve gıda enflasyonunda dünyada ilk 5’te.180’den fazla ülkede enflasyon hesaplanıyor. Türkiye ilk beşte, Türkiye’den kötü üç-dört ülke var. Sıralamamız değişiyor. Bizden kötü İran var, Amerika saldırıyor. Venezuella var, başkanını Trump kaçırdı. Arjantin var, krizler ülkesi. Güney Sudan vardı, onu da listeden çıkartmışlar. Türkiye’de gıda enflasyonu yüzde 34. Avrupa’da yüzde 1. Türkiye güya kendi kendine yeten bir tarım ülkesi ama Avrupa ortalamasının 20-30 katı. Bizim bir aylık gıda enflasyonu Avrupa’daki bütün ülkelerin yıllık enflasyonundan fazla. Son açıklanan rakamı da buradan bütün Türkiye’ye ilan ederiz. Bakın ülkemizdeki en zengin yüzde 1, ülkemizdeki en yoksul yüzde 90’ın servetinden fazla servete sahip. Yukarıdaki yüzde 1, yüzde 90’ın servetinden fazlasına sahip. Yüzde 1’de yüzde 35 var. Geri kalan yüzde 90’ın payı ise yüzde 32. O yüzden bugün emekliye 23 bin lira veren de asgari ücretliye 28 bin lira veren de çayı, fındığı bu fiyatlarda tutan da bu ülkede bu gıda enflasyonunu yaratan da AK Parti’nin kara düzenidir. AK Parti’nin kara düzenini yıkacağız ve yerine YENİ Parti’nin, sizin düzeninizi kuracağız, sizin düzeninizi.”

“VATANDAŞIN PARASINA ÇÖKTÜLER”

“Değerli Artvinliler, yaşadığımız krizler yetmezmiş gibi şimdi bir de fon krizi çıktı. Yani vatandaşın devlete emanet ettiği parasına çöktüler. Bu ülkede borsada 7 milyon hesap var. Bunların 3,5 milyonu 10 bin lira ve altında. Bunların kredi kartı ödeyemeyen, kirasını ödemekte zorlanan insan borsada hızlı para kazanılıyormuş diye bunlara güvenip, bunlara inanıp küçücük birikimlerini borsaya koydular. Ardından bu 2021 ile 25 arası kapalı dönemde bire bin kazananlar bunu açtılar. Millet geldi. ‘Efendim filanca bakan oradaymış, filanca AK Parti’nin yöneticisi oradaymış’ diye oraya girdiler, paralarını koydular. Bunlar hiç acımadan ellerindeki o pahalı fonları, hisseleri vatandaşın sırtına bıraktılar. Üç gün içinde toz olup kaçtılar. Önceden uyarılmışlardı. Vatandaşı koruyacak hiçbir şey yapmadılar 455 bin tekil yatırımcı, 2 milyon kişi dolandırıldı. Ardından AK Parti’nin saadet zinciri çıktı. Bu fonlardaki yöneticilerin tamamı, Recep Tayyip Erdoğan’ın atadığı, görevlendirdiği yöneticiler. Tamamı AK Partililer. Bu AK Partililerin döneminde biz açıklamasak kimse sesini çıkartmazken, büyük bir asrın soygunu yaşandı. Yaşadığımız şey, bir finansal kriz falan değildir. Yaşadığımız şey, bir devlet krizidir. Bu krizde kimlerin olduğunun hani sıralı tam liste diyor ya Milli Piyango, aynı o şekilde Recep Tayyip Erdoğan’ın önündedir. Ama susuyor, söylemiyor. Fatma Betül Sayan Kaya’yı biz söyleyene kadar sustu. Sonra ortaya bir çıktı Fatma Hanım 163 milyon koymuş, beş ayda 2 milyar 200 milyon almış. Tabii bu rakamlar, 2 milyar ne demek? Altı sıfır atıldı, kiminin kafası karışıyor. Şu demek. 6 milyon liraya bir ev düşünün. Artvin’de biri iyi bir ev alınır mı 6 milyon milyona? 6 milyon liralık bir ev düşünün. Fatma Betül Sayan Kaya 6 milyon liralık evden 27 tanesini bankaya gitmiş, borsaya TERA Fon’a bu parasını koymuş 27 ev parası. Beş ay sonra 367 ev parasını çekmiş. 367. Yani beş ayda 340 daire parasını milletin cebinden almış, kendi cebine koymuş. Bunu biz söyleyene kadar kimse konuşmuyordu. Yenisi çıktı, şimdi AK Parti’nin iki dönem milletvekili Ertan Aydın. Kim bu biliyor musunuz? Geçen seçimlerde AK Parti’nin sloganı neydi? ‘Türkiye Yüzyılı.’ Hatırlıyor musunuz? Türkiye Yüzyılı kampanyasını yapan, bunun mucidi Erkan Aydın borsada vatandaşı dolandırmış, şimdi yurtdışına çıkış yasağı var. ‘Türkiye yüzyılı geliyor’ diyenler yüzyılın vurgununu yapmışlar. Hayati Yazıcı, eski bakan. Şu anda AK Parti’nin Genel Başkan Yardımcısı. Oğlu bu işlere girmiş. Savcılık oğlunun mal varlığına tedbir koymuş, bir bakmışlar Hayati Yazıcı’nın oğluymuş. Bir saat içinde tedbiri geri kaldırmışlar. Şimdi birileri bu haksızlıkları yapacak, sonra Hayati Yazıcı’nın oğlu olunca onun mal varlığındaki tedbir kalkacak ki, parayı istediği yere götürsün, istediği gibi yapsın. Şimdi Mehmet Şimşek 10 ay önce ‘Sıkıntı var, tedbir alınması lazım’ diyecek, 10 ay boyunca duracaksınız. Kendi bakanlarınızın parasını kurtaracaksınız. Millete bu kazığı atacaksınız. Hayati Yazıcı’nın oğlunun da tedbirini bir saat içinde kaldıracaksınız. Sonra da bu partinin adına AK Parti diyeceksiniz. Öyle mi? Olmaz olsun öyle aklık. Olmaz olsun öyle AK Parti. Yıkacağız AK Parti’nin kara düzenini. Bu kara düzeni yıkacağız.”

“FON VURGUNU KONUŞULMASIN DİYE BELEDİYE OPERASYONLARI YAPTILAR”

“Buradan Artvin’den, meydanda diğer mitinglere göre çok fazla kadın var her yaştan. Kadınlar şimdi dursun, erkekler bir kadınları alkışlayın duyayım bakayım, Artvinli kadınları. İyi oldu mu anneciğim? Şimdi Artvin’de bu meydandaki kadınların huzurunda milletimize, tüm siyasi partilere oy veren kadınlara bu hükümeti, İçişleri Bakanlığı’nı, açıklama yapmış ‘Bizden değil’ diye Adalet Bakanlığı’ndan diyor herhalde. Hangisi yaptıysa onu şikayet ediyoruz. Dün sabah 05.00’te Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne ve Mersin’deki Yenişehir ve Mezitli belediyelerine operasyon yaptılar. Bu fon vurgunu konuşulmasın, başka işler konuşulsun diye. Gelmişler kapıya polisle dayanmışlar. Bir belediye başkanımızın eşi telaşla kapıya vurdular vurunca kapıyı açmış. Orada üzerine geceliği var. Karşısında erkek polisleri ve kamerayı görmüş. Diyor ki ‘Ne var?’, işte ‘Kocanızı almaya geldik.’ ‘Kamerayı kapatır mısınız?’ diyor. Polis diyor ki ‘Endişe etmeyin ondan bir şey olmaz.’ Yani bu polis kamerası diyor. Bu görüntü çekildikten iki saat sonra hanımefendinin geceliği ile gece kıyafetiyle, evindeki kıyafetiyle görüntüsünü bütün internet sitelerine yolladılar. Bakın bir tarafta Ailem Güvende Kampanyası yapacaksın, Ailem Güvende sloganıyla kendince operasyonlar yapacaksın. Güya aileyi koruyacaksın. Öbür tarafta suçsuz günahsız insanların ev halini polis kamerasına çekip, ya İçişleri Bakanı, o diyormuş ki ‘Ben yapmadım’ ya da Adalet Bakanlığındaki o bütün görüntüleri servis eden şarlatan, gitmiş bu görüntüleri yollamış. Allah sizden aileyi korusun. Allah sizden kadınları korusun. Allah sizden bu memleketi korusun. Yazıklar olsun. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Buradan, memleketi Rize’nin yanı başından ki sabah da oradaydım. O Adalet Bakanlığı’nda gayri resmi olarak her haberi ‘Böyle yazın’ diye yalan yanlış yollayan, yalan yanlış fotoğraflar - videolar yollayan, suçsuz ve günahsız insanların eşinin iffeti ile oynayan bu şarlatanı ya sen dur, ya gelip biz durduracağız. Bu yüzden kimse bu memleketi sahipsiz sanmasın. Kimse geldiği makama güvenip yukarıdan bakıp millete kibir yapmasın. Kimse bu milleti karınca gibi görüp ezmeye kalkmasın. O karıncanın kardeşi var, o da Artvin’deki bu meydandadır. O da YENİ Parti’dedir, YENİ Partililerdir. Bundan sonra bir kadının ev görüntülerini, özel hayat görüntüsünü basına yollarsa eğer o şarlatan o Bakanlığı biz basacağız milletvekilleri olarak. Bu kadar söylüyorum. O şarlatan biliyor kendini. Uyuşturucu operasyonunda İstanbul’da yakalanan, ilk ifadelerde yer alan sonra adı çıkarılan, sonra Bakan İstanbul’dan Ankara’ya gelirken yanına gelen, oraya yerleşen, izzetle, nefisle, ahlakla uğraşan o ahlaksız şarlatanın gerekirse elimle yırtacağım ağzını, elimle yırtacağım.”

“ASRIN SOYGUNUNUN ETKİSİ ASRIN FELAKETİ KADAR”

“Bu fon krizinde görünenler buzdağının tepesidir. Buzdağının altı, suyun altındadır. AK Parti bunu gözden kaçırmaya çalışmaktadır. Kanun teklifimizi verdik. O, ‘Fazla kazananlardan alın, milletin zararını kapatın’ dedi. Bunu yapacaklarsa yapacaklar, yapmayacaklarsa mağdurların ahını aldılar, almaya devam edecekler. Ama buradan emeklilere söylüyorum işçilere söylüyorum, köylülere, balıkçılara, arıcılara, hayvancılıkla uğraşanlara söylüyorum. Canım esnafımıza söylüyorum. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Hiç kimse enseyi karartmasın. Biz o sandığa varacağız, o seçimi alacağız, bu iktidarı değiştireceğiz, bundan herkes emin olsun. İşte o gün geldiğinde bunların hepsinin hesabını soracağız. Büyük büyük laflar konuşanlar, borsada kayıp şu anda 3,5 trilyon lira. Tasfiye edilen 131 fonda kalan para 800 milyar lira. Bu soygunun yaklaşık maliyeti 90 milyar dolar. Biliyorsunuz 6 Şubat 2023’te bir büyük deprem oldu. Adına ‘asrın felaketi’ denildi. Asrın felaketinin maliyeti devletin rakamlarıyla 100 milyar dolar. Asrın soygununun maliyeti 90 milyar dolar. Yani 11 şehirde tarihin en büyük depremlerinden birinde ortaya çıkan yıkımın neredeyse tamamı kadarını borsada bu kara düzenin sahipleri çaldılar, çaldırdılar. Onun için asrın soygununun da hesabını, emekliye yapılan vefasızlığın da hesabını, çiftçinin yaşadığı zorlukların da hesabını, siftahsız kepenk kapatan esnafın yaşadıklarının da hesabını, karşılığı verilmeyen alın terinin, ‘madencilik’ diye talan edilen güzelim bu coğrafyanın da hesabını, AK Parti’nin kara düzeninin hesabını eninde, sonunda soracağız. O sandığa varacağız, o seçimi alacağız. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine, tüm Türkiye’yi YENİ Parti’ye güvenmeye, YENİ Parti ile birlikte bu yeni yolculuğa çıkmaya davet ediyorum.” 

“TÜM İLÇE KONGRELERİ TAMAMLANDI”

“YENİ Parti geçen hafta tüm Türkiye’de ilçe kongrelerini yaptı. Bu hafta da resmi kongreler ile tamamlıyor. YENİ Parti’de tüm üyeler oylarını kullandı. Artık delege düzeniyle birilerinin, eskilerin, kıdemilerin olduğu, üyelerin öneminin olmadığı bir dönem yok. Bundan sonra YENİ Parti’ye kim geldiyse benim kadar eski, ben en yeni kadar yeniyim. Bu parti, milletin kuruluş talimatını verdiği, bu parti, adını milletin koyduğu, bu parti, bütçesini milletin sağladığı bir partidir. Onun için tüm vatandaşlarımızı, Artvin’de önceki partimizdeki hemen herkes YENİ Parti’ye üye oldu. Ama YENİ Parti’nin kapısı Artvin’in bütün demokratlarını açık. Ülkesini seven, vatanını seven bayrağını seven, Atatürk ile sorunu olmayan herkese kapımız sonuna kadar açık. YENİ Parti geldiğinde sadece YENİ Partililerin değil, AK Parti’ye, MHP’ye oy vermiş ama bugün pişman olmuş herkesin maaşı düzelecek. AK Parti’ye, MHP’ye ‘iyi olsun’ diye oy vermiş, üye olmuş kimse iktidar değişikliğinden korkmasın. Çünkü biz yoksulluğu yenmeye geliyoruz. Kimse korkmasın ki kazandığımız seçimin kaybedeni olmayacak. Biz kazanacağız, bizimle birlikte Artvin kazanacak, Türkiye kazanacak. Bundan sonra bu yolda YENİ Parti ile yeni bir iktidara yürümeye hazır mısınız? Var mısınız? Bundan sonra bugün olduğu gibi bir cuma günü mesai saatinde bu güzel meydanı doldurduğunuz gibi ne zaman çağırırsanız koşa koşa gitmeye, iktidar yürüyüşüne omuz vermeye hazır mısınız? Hep birlikte yürüyecek miyiz? Hep birlikte iktidara yürüyecek miyiz? Haydi, o zaman yürüyelim arkadaşlar.