Kemal Kılıçdaroğlu’na Açık Mektup

Kemal Kılıçdaroğlu'na Açık Mektup, Bu mektubu, söylentilerinden bile rahatsızlık duyduğumuz kayyım atama tartışmalarının gölgesinde;


siyasi bir pozisyon alarak, siyasi bir ikbal beklentisine girmek yerine, sadece ve sadece Gençlik Kolları
ruhunu hâlâ muhafaza eden, Mustafa Kemal davasının bir neferi olma şerefini taşıyan birisi olarak
kaleme alıyorum.
Ülkenin içinden geçtiği bu süreç; cumhuriyet tarihinin, cumhuriyet kazanım ve değerlerinden, 100
yıllık demokrasi kültüründen ve adaletten en uzaklaştığı dönemdir.
Kuruluşta olduğu gibi bu süreçte de mutlak kurtuluşa öncülük edecek yegâne kurum CHP’dir. Nasıl ki
kuruluşta CHP mandacı zihniyet için büyük bir tehdit olarak görüldüyse, bugün de belli çevreler
tarafından kurdukları düzen için büyük bir tehdit olarak görülmektedir. Genel başkanına bir evlat
katili meczubu saldırtan zihniyet, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayını da kumpas davalarının görüldüğü
Silivri’de tutsak etmiştir. Bu, sadece ülke demokrasisi için değil, tüm Ortadoğu ve tüm dünya için
büyük ibretler barındıran bir süreçtir.
Sayın Genel Başkanım; hal vaziyet böyleyken, CHP’de 13 yıl genel başkanlık yaptınız, son seçimde de
cumhurbaşkanı adayımızdınız. Türk siyasetine, dürüstlük ve nezaket gibi kavramları tekrar hatırlatan
bir siyasetçi oldunuz. Siyasetçilerin görev sürelerinde almış olduğu bir takım kararlar sonradan hep
tartışma konusu olmuştur. Amacım, görev süreniz boyunca aldığınız kararları tartışmaya açmak asla
değildir.
Son kurultayda, kurultay delegeleri sizin yerinize Sayın Özgür Özel’i Genel Başkan olarak
görevlendirdi. CHP’de kurultaylar hep siyasi çekişmelere sahne olmuştur. Bir takım kırgınlıklar
olmuştur, fakat doğru olan siyasetin doğal akışı gereği bu kırgınlıkları husumete çevirmeme
olgunluğudur.
Şimdi sizin önünüzde tarihî bir fırsat var. AKP’nin CHP’ye doğrudan müdahalesini ancak siz geri
püskürtebilirsiniz. Bu saldırıya yüksek bir sesle, net bir ifadeyle karşı durmanız tüm toplumun
beklentisidir. Genel başkanlık sıfatınız, yaşınız, tecrübeniz ve “dede” olmanız hasebiyle CHP’de içe
dönük bir kargaşa hayal edenleri sükut-u hayale ancak siz uğratırsınız. Size de yakışan budur.
Kaldı ki her zaman yanınızda olmuş, sizi hep desteklemiş birisi olarak söylüyorum: Sayın Özgür Özel,
rahmetli Ecevit’ten bu yana arzu edilen etkin, aktif, kimlikli bir muhalefeti hayata geçirdi. Enerjisi,
kararlılığı, bilgisi ve hitabı ile sadece partililerin değil, ülkedeki tüm demokratların ön kalesi oldu. Kısa
sürede takdir edilen ve her gün daha da muhalefeti yükselten bir lider oldu.
Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu da İstanbul’u tüm devlet imkânlarına, tüm
saldırılara, kumpaslara rağmen kazanarak ülkeyi bu duruma getirenlerin demokratik yöntemlerle,
sandık vasıtasıyla değiştirilebileceğini Türkiye’ye gösterdi.
“İstanbul’u alan Türkiye’yi alır.” diyenler Ekrem İmamoğlu’ndan korktular. Onların korkuları, koca bir
milletin umudu oldu. Ekrem İmamoğlu bu kurtuluş mücadelesinin simgesi oldu.
Sayın Genel Başkanım; benim, CHP’lilerin ve tüm demokratların bu tarihî dönemeçte sizden talebi ve
beklentisi şudur:
Sadece kayyıma karşı çıkmanız yetmez, genç ve başarılı Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in ve
toplumun tüm kesimlerinin umudu Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun arkasında
ağabey gibi, baba gibi, kaya gibi durmanızdır.