Ekrem İmamoğlu az önce yeni bir gönderi yayınladı
Türkiye’nin gerçek gücü; liyakatli kurumları, adil yönetimi ve toplumsal birliğiyle mümkündür. Partizanlığa karşı iç cepheyi tahkim etme vizyonu burada anlatılıyor.
Ekrem İmamoğlu az önce yeni bir gönderi yayınladı, İç Cepheyi Güçlendirmeden Hiçbir Ülke Gerçekten Güçlü Olamaz
Dünyanın dört bir yanı çatışmalarla kuşatılmışken, Türkiye de adeta bir ateş çemberinin ortasında yol almaya çalışıyor. Böylesi bir ortamda sadece sınırlarımızı değil, iç cephimizi de tahkim etmek zorundayız. Çünkü bir ülkenin gerçek gücü; ordu sayılarında, silahlarında değil, toplumsal birliğinde, kurumsal sağlamlığında ve vatandaşına duyduğu güvendedir.
Her Alanda Güçlü Bir Devlet İnşa Etmeliyiz
Güçlü bir devlet, sadece yönetici elitlerin değil; toplumun tüm bireylerinin güçlenmesini, potansiyelini ortaya koymasını sağlayan devlettir. Bugün ihtiyacımız olan şey, imkanlarını kendi iktidarı için değil, ülkenin ortak yararı için kullanan bir akıldır.
Ancak bu hedefin önünde duran ciddi engeller var: Partizanlık, kayırmacılık, günü kurtarma anlayışı, fırsatçılık ve liyakatsizlik… Bu anlayışlar sadece iktidarları zayıflatmaz; eğitimden yargıya, ekonomiden bilime kadar tüm kurumları içten içe çürütür.
Liyakatsiz Devlet Güçsüz Devlettir
Gerçek bir kalkınma için eğitim sisteminden adalet mekanizmasına, akademiden ekonomiye tüm kurumlar liyakat temelinde yeniden yapılandırılmalıdır. Ancak o zaman hem içeride adaleti sağlayabilir hem de dış politikada barışçıl ve itibarlı bir duruş sergileyebiliriz.
Barışın ve Gücün Temeli Toplumsal Birliktir
Toplumu devamlı olarak kutuplaştıran, kendi siyasi çıkarı için düşmanlaştırıcı dil kullanan, sandıkta yenemediği rakiplerini yargı yoluyla sindirmeye çalışan bir anlayış, ülkeyi ne içeride güçlü tutabilir ne de bölgede barış sağlayabilir.
Güçlendirmemiz gereken en önemli cephe; toplumun ta kendisidir. Bu ülkenin en değerli kaynağı, insanıdır. Her vatandaşımız, hangi görüşten olursa olsun, bu hikâyenin parçası olmalı ve ortak hedeflerde buluşmalıdır.
Yarının Türkiye’si: Kurumların Güçlü, Toplumun Birlikte Olduğu Bir Ülke
Gerçek başarı hikâyeleri, sadece ekonomik göstergelerle değil; özgürlüklerin, adaletin ve toplumsal güvenin artmasıyla yazılır. Bizler, kişilerin değil kurumların güçlendiği, vatandaşların birbirine kenetlendiği bir Türkiye inşa etmek istiyoruz.
Ekrem İmamoğlu az önce yeni bir gönderi yayınladı Bu ülke, kutuplaşmadan değil, ortak akıldan büyüyecektir. Gelecek; liyakatin, adaletin ve birlikte yaşama iradesinin olduğu bir ülkede şekillenecektir.